KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Atatürk Dönemi Dış Politika — Test 9

KPSS Tarih dersinin Atatürk Dönemi Dış Politika konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 144 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 9. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

Bu testteki sorular şu kavramları ölçüyor: Musul sorunu ve 1926 Ankara Antlaşması, Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936), Balkan Antantı (9 Şubat 1934), Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937), Hatay sorunu ve Türkiye'ye katılım (1936-1939), Milletler Cemiyeti'ne giriş (18 Temmuz 1932), Nüfus mübadelesi ve "yerleşik" (établi) sorunu, Türk-Sovyet ilişkileri ve 1925 Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması. Bu kavramların kartları konu anlatımında; her kartın altında bu ve benzeri sorular, karıştırılan noktalar ve sınav ipuçları var.

3 kolay7 orta5 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    • A)Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı – Ankara Antlaşması (1926, Musul)
    • B)Nasturi İsyanı – Lozan Antlaşması – Ankara Antlaşması (1926, Musul) – Şeyh Sait İsyanı
    • C)Şeyh Sait İsyanı – Nasturi İsyanı – Lozan Antlaşması – Ankara Antlaşması (1926, Musul)
    • D)Ankara Antlaşması (1926, Musul) – Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı
    • E)Lozan Antlaşması – Şeyh Sait İsyanı – Ankara Antlaşması (1926, Musul) – Nasturi İsyanı
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Lozan Antlaşması – Nasturi İsyanı – Şeyh Sait İsyanı – Ankara Antlaşması (1926, Musul)

    Lozan 1923, Nasturi İsyanı 1924, Şeyh Sait İsyanı 1925, Musul'a ilişkin Ankara Antlaşması ise 1926 tarihlidir. Ankara Antlaşması'nı Lozan'dan önce gösteren sıralama, sorunun Lozan'dan artakalmış olması gerçeğiyle çelişir.

  2. Soru 2

    Orta

    Türkiye'nin 1936'da Boğazlar rejiminin yeniden düzenlenmesi için ilgili devletlere nota vermesinde etkili olan başlıca dış gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Hatay Millet Meclisi'nin katılma kararı alması
    • B)Musul sorununun İngiltere ile çözüme bağlanması
    • C)İtalya'nın Akdeniz'de yayılmacı bir politika izlemesi
    • D)Sadabat Paktı'nın Tahran'da imzalanmış olması
    • E)Dünya Ekonomik Bunalımı'nın dış ticareti daraltması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — İtalya'nın Akdeniz'de yayılmacı bir politika izlemesi

    1930'lu yıllarda Almanya'nın silahlanması, İtalya'nın Habeşistan'ı işgal edip Oniki Ada'daki askerî varlığını güçlendirmesi Akdeniz ve Boğazlar'ın güvenliğini tehdit eder duruma gelmiş; Türkiye bu nedenle Lozan'da askerden arındırılan Boğazlar'ın yeniden silahlandırılmasını istemiştir. Hatay'ın Türkiye'ye katılması 1939'da, Sadabat Paktı ise 1937'de gerçekleştiği için A ve D bu girişimden sonraki gelişmelerdir. Musul sorunu 1926'da çözülmüş olup Boğazlar'ın güvenliğiyle doğrudan bir bağı yoktur. Cevap C.

  3. Soru 3

    Kolay

    Türkiye'nin 1937'de Tahran'da İran, Irak ve Afganistan ile imzaladığı; taraflara sınırlara saygı ve saldırmazlık yükümlülüğü getiren antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Balkan Antantı
    • B)Sadabat Paktı
    • C)Montrö Sözleşmesi
    • D)Nyon Antlaşması
    • E)Ankara Antlaşması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Sadabat Paktı

    Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937'de Tahran'daki Sadabat Sarayı'nda Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmış; taraflar birbirlerinin sınırlarına saygı göstermeyi ve saldırıda bulunmamayı kabul etmiştir. Balkan Antantı 1934'te Atina'da Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya ile imzalandığı için A yanlıştır. Montrö Sözleşmesi 1936'da Boğazlar rejimini, Nyon Antlaşması ise 1937'de Akdeniz'de ticaret gemilerine yönelik saldırıları konu alır; ikisi de doğu komşularıyla yapılmış bir güvenlik antlaşması değildir. Cevap B.

  4. Soru 4

    Zor

    Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'nin 1930'lu yıllarda izlediği dış politikanın bir sonucu olarak gösterilemez?

    • A)Balkan Antantı ile batı sınırında güvenliğin güçlendirilmesi
    • B)Bir askerî bloka katılarak güvenlik güvencesi elde edilmesi
    • C)Sadabat Paktı ile doğu komşularıyla iş birliği kurulması
    • D)Montrö ile Boğazlar üzerindeki egemenliğin pekiştirilmesi
    • E)Hatay'ın 1939'da Türkiye'ye katılmasının sağlanması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Bir askerî bloka katılarak güvenlik güvencesi elde edilmesi

    Türkiye 1930'lu yıllarda Avrupa bloklara ayrılırken hiçbir askerî bloka bağlanmamış, güvenliğini bölgesel antlaşmalar ve uluslararası hukuk yoluyla sağlamaya çalışmıştır; bu nedenle bloka katılma bir sonuç olarak gösterilemez. Balkan Antantı batı sınırını, Sadabat Paktı doğu sınırını güvence altına almış, Montrö Sözleşmesi ile Boğazlar'da asker bulundurma hakkı kazanılmıştır. Hatay'ın Türkiye'ye katılması da aynı dönemde yürütülen diplomasinin sonucudur. Cevap B.

  5. Soru 5

    Zor

    Milletler Cemiyeti'nin Musul'u Irak sınırları içinde bırakan kararından kısa süre sonra Türkiye'nin Sovyetler Birliği ile Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması imzalaması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

    • A)İngiltere karşısında yalnız kalmak istememesiyle
    • B)Boğazlar'ın denetimini paylaşmayı kabul etmesiyle
    • C)Balkan Antantı'na katılmaya hazırlanmasıyla
    • D)Montrö Konferansı'nın toplanmasını istemesiyle
    • E)Osmanlı borçlarının ödenmesini ertelemek istemesiyle
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — İngiltere karşısında yalnız kalmak istememesiyle

    Musul'un Milletler Cemiyeti kararıyla Irak'a bırakılması, Türkiye'yi İngiltere karşısında desteksiz bırakma tehlikesi doğurmuş; Türkiye 1925 sonunda Sovyetler Birliği ile dostluk ve saldırmazlık antlaşması imzalayarak dış politikada yalnızlığı önlemek istemiştir. Balkan Antantı 1934'te, Montrö Sözleşmesi 1936'da gündeme geldiğinden C ve D bu tarihten sonraki gelişmelerdir. Türkiye Boğazlar'daki egemenlik haklarından ödün vermemiş, Osmanlı borçlarının ödenmesi ise Lozan'daki düzenlemeye göre sürdürülmüştür. Cevap A.

  6. Soru 6

    Orta

    Lozan'da kararlaştırılan nüfus mübadelesinde yerleşik anlamına gelen "etabli" sayılanlar mübadele dışında tutulmuş; ancak bu sözcüğün kapsamı konusunda Türkiye ile Yunanistan anlaşmazlığa düşmüştür. Bu anlaşmazlık nasıl giderilmiştir?

    • A)Uluslararası Adalet Divanı'nın bağlayıcı kararıyla
    • B)Milletler Cemiyeti'nin belirlediği takvimin uygulanmasıyla
    • C)Sorunun Montrö Konferansı gündemine alınmasıyla
    • D)İki ülke arasında 1930'da imzalanan antlaşmalarla
    • E)Mübadele uygulamasının tümüyle yürürlükten kaldırılmasıyla
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — İki ülke arasında 1930'da imzalanan antlaşmalarla

    Sorun Milletler Cemiyeti'ne ve Uluslararası Adalet Divanı'na götürüldüğü hâlde sonuç alınamamış; çözüm 1930'da Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan antlaşmalarla gelmiştir. Bu antlaşmalarla İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler, yerleşme tarihlerine bakılmaksızın etabli sayılmış ve iki ülke ilişkileri normalleşmiştir; bu nedenle A ve B seçenekleri gerçeği yansıtmaz. Montrö Konferansı 1936'da yalnızca Boğazlar rejimini görüştüğünden C de doğru değildir. Cevap D.

  7. Soru 7

    Zor

    Balkan Antantı ve Sadabat Paktı ile ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmiştir: I. Balkan Antantı'nı Türkiye ile birlikte Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya imzalamıştır. II. Sadabat Paktı'nın tarafları arasında Suriye de yer almıştır. III. Her iki antlaşma da sınırlara saygı ve saldırmazlık esasına dayanmaktadır. Bu bilgilerden hangileri doğrudur?

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız II
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — I ve III

    Balkan Antantı 1934'te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanmıştır; her iki antlaşma da tarafların sınırlarına saygı ve saldırmazlık ilkesine dayandığı için I ve III doğrudur. Sadabat Paktı'nın tarafları Türkiye, İran, Irak ve Afganistan'dır; Suriye bu tarihte Fransız mandası altında bulunduğundan pakta taraf olmamıştır, bu nedenle II yanlıştır ve II'yi içeren B, C, D seçenekleri elenir. Bulgaristan ve Arnavutluk ise toprak istekleri nedeniyle Balkan Antantı'na katılmamıştır. Cevap E.

  8. Soru 8

    Zor

    Türk dış politikasında Ankara Antlaşması adıyla anılan iki ayrı antlaşma bulunmaktadır. Bu antlaşmalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)1921 tarihli olanın Fransa, 1926 tarihli olanın İngiltere ile yapıldığı
    • B)1921 tarihli olanla Güney Cephesi'ndeki çatışmaların sona erdiği
    • C)1926 tarihli olanla Musul'un Irak sınırları içinde bırakıldığı
    • D)1921 tarihli olanla Hatay'ın Türkiye'ye katılmasının kabul edildiği
    • E)Her ikisinin de Türkiye'nin güney sınırına ilişkin hüküm içerdiği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — 1921 tarihli olanla Hatay'ın Türkiye'ye katılmasının kabul edildiği

    20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile İskenderun ve Hatay yöresi, özel bir yönetim tanınmak kaydıyla Fransız mandasındaki Suriye sınırları içinde bırakılmıştır; Hatay'ın Türkiye'ye katılması ancak 1939'da gerçekleşmiştir, bu nedenle D söylenemez. Aynı antlaşma Fransa ile imzalanmış ve Güney Cephesi'ndeki çatışmaları sona erdirmiştir. 5 Haziran 1926 tarihli Ankara Antlaşması ise İngiltere ile yapılmış, Musul Irak'ta kalmış ve Türkiye-Irak sınırı belirlenmiştir; dolayısıyla her iki antlaşma da güney sınırına ilişkin hükümler içerir. Cevap D.

  9. Soru 9

    Kolay

    Aşağıdaki sorunlardan hangisi Lozan Antlaşması ile çözüme kavuşturulmuştur?

    • A)Musul'un hangi devletin sınırları içinde kalacağı
    • B)Boğazlar'ın yönetiminin Türkiye'ye bırakılması
    • C)Hatay'ın anavatana katılması
    • D)Yabancı okullar sorununun sona erdirilmesi
    • E)Kapitülasyonların kaldırılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Kapitülasyonların kaldırılması

    Lozan Antlaşması ile kapitülasyonlar bütün sonuçlarıyla birlikte kaldırılmış, yabancılara tanınan adli ve ekonomik ayrıcalıklar sona ermiştir. Musul'un statüsü antlaşmada çözülememiş, Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılmış ve ancak 1926 Ankara Antlaşması'yla sonuçlanmıştır; bu nedenle A yanlıştır. Lozan, Boğazlar'da Türkiye'nin başkanlığında uluslararası bir komisyon öngörmüş, yönetim Türkiye'ye 1936 Montrö Sözleşmesi'yle geçtiğinden B de yanlıştır. Hatay 1939'da anavatana katılmış, yabancı okullar sorunu ise Lozan'dan sonra yıllarca sürmüştür. Cevap E.

  10. Soru 10

    Kolay

    Aşağıdaki devletlerden hangisi 9 Şubat 1934'te Atina'da imzalanan Balkan Antantı'nın taraflarından biridir?

    • A)Bulgaristan
    • B)Arnavutluk
    • C)Yugoslavya
    • D)İtalya
    • E)Sovyetler Birliği
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yugoslavya

    Balkan Antantı'nı Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya imzalamıştır; amaç Balkanlarda mevcut sınırların birlikte korunmasıdır. I. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle çıkıp sınır değişikliği isteyen Bulgaristan ile İtalya'nın etkisi altındaki Arnavutluk antanta katılmadığı için A ve B yanlıştır. İtalya, antantın kurulmasına yol açan yayılmacı tehdidin kaynağıdır; Sovyetler Birliği de antantın tarafı değildir, bu yüzden D ve E elenir. Cevap C.

  11. Soru 11

    Orta

    Musul sorunu Lozan'da çözülemeyip Türkiye ile İngiltere arasındaki görüşmelere bırakılmış, 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması'yla Türkiye Brüksel Hattı'nı sınır olarak kabul ederek Musul'un Irak sınırları içinde kalmasına razı olmuştur. Türkiye'nin bu tutumunda aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?

    • A)Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı iç güvenlik sorunu
    • B)Milletler Cemiyeti'nin Türkiye'yi üyelikten çıkarma kararı
    • C)Sadabat Paktı'yla Irak'a verilen güvenlik güvenceleri
    • D)Sovyetler Birliği'nin İngiltere'nin yanında yer alması
    • E)Montrö Sözleşmesi'yle Boğazlar'da elde edilen kazanımlar
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı iç güvenlik sorunu

    1925 Şubatında çıkan Şeyh Sait İsyanı ülke içinde ciddi bir güvenlik sorunu doğurmuş, henüz Kurtuluş Savaşı'ndan çıkmış olan Türkiye bu ortamda İngiltere ile yeni bir savaşa girmek istemediği için 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması'yla Musul'un Irak'ta kalmasını kabul etmiştir. Türkiye 1926'da Milletler Cemiyeti üyesi değildi, üyelik 1932'de gerçekleştiği için B olanaksızdır. Sadabat Paktı 1937, Montrö Sözleşmesi 1936 tarihli olduğundan C ve E antlaşmadan sonraya aittir. Sovyetler Birliği ise 1925 Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması'yla Türkiye'ye yakın durmuş, İngiltere'nin yanında yer almamıştır. Cevap A.

  12. Soru 12

    Orta

    Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması, aşağıdaki gelişmelerden hangisinden sonra gerçekleşmiştir?

    • A)Balkan Antantı'nın imzalanması
    • B)Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması
    • C)Sadabat Paktı'nın kurulması
    • D)Hatay Devleti'nin kurulması
    • E)Musul sorununun çözüme kavuşturulması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Musul sorununun çözüme kavuşturulması

    Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne cemiyet üyelerinin daveti üzerine 18 Temmuz 1932'de üye olmuştur. Musul sorununu sonuçlandıran Ankara Antlaşması 5 Haziran 1926'da imzalandığı için üyelikten öncedir. Balkan Antantı 1934, Montrö Sözleşmesi 1936, Sadabat Paktı 1937 ve Hatay Devleti 1938 tarihli olduğundan A, B, C ve D üyelikten sonra gelen gelişmelerdir. Cevap E.

  13. Soru 13

    Orta

    Türkiye ile Yunanistan arasında 1930'da imzalanan antlaşmayla nüfus mübadelesinden kaynaklanan anlaşmazlıklar giderilmiş, ardından karşılıklı ziyaretlerle süren bir yakınlaşma dönemi başlamıştır. Bu yakınlaşmanın aşağıdakilerden hangisine zemin hazırladığı savunulabilir?

    • A)Hatay'ın anavatana katılmasına
    • B)Musul sorununun çözülmesine
    • C)Kapitülasyonların kaldırılmasına
    • D)Balkan Antantı'nın kurulmasına
    • E)Osmanlı borçlarının paylaştırılmasına
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Balkan Antantı'nın kurulmasına

    1930 Ankara Antlaşması'yla mübadele dışında tutulanların kapsamına ilişkin anlaşmazlık çözülmüş, başlayan Türk-Yunan dostluğu 1934'te Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya'nın Balkan Antantı'nı kurmasını mümkün kılmıştır. Kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlı borçlarının paylaştırılması 1923 Lozan Antlaşması'na, Musul sorununun çözümü ise 1926'ya ait olduğu için C, E ve B bu yakınlaşmadan öncedir. Hatay'ın katılması 1939'da Fransa ile yürütülen süreçle gerçekleştiğinden A ile ilgisi yoktur. Cevap D.

  14. Soru 14

    Orta

    Türkiye Cumhuriyeti, ülkedeki yabancı okulların Türk eğitim mevzuatına bağlı olmasını, bu okullarda Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulmasını zorunlu tutmuş; konuyla ilgili yabancı devlet girişimlerini iç işlerine müdahale sayarak reddetmiştir. Bu tutum aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

    • A)Eğitimde tam bağımsızlığın sağlanmak istenmesiyle
    • B)Lozan'da azınlıklara tanınan hakların geri alınmak istenmesiyle
    • C)Ülkedeki bütün yabancı okulların kapatılmasının kararlaştırılmasıyla
    • D)Kapitülasyonların sınırlı biçimde yeniden tanınmasıyla
    • E)Öğretim birliğinden vazgeçilerek ikili eğitim düzenine geçilmesiyle
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Eğitimde tam bağımsızlığın sağlanmak istenmesiyle

    1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün eğitim kurumları Maarif Vekâleti'ne bağlanmış, yabancı okullar da bu çerçevede Türk mevzuatının denetimine alınmıştır; amaç eğitimde tam bağımsızlık ve birliktir. Okullar kapatılmayıp denetime alındığı için C, öğretim birliği ilkesi tam da bu dönemde kurulduğu için E yanlıştır. Azınlıkların Lozan'la tanınan hakları korunmuş, yalnızca okulların devlet denetimine girmesi sağlandığından B de doğru değildir; kapitülasyonlar ise Lozan'la kaldırılmış olup yeniden tanınması söz konusu değildir. Cevap A.

  15. Soru 15

    Orta

    Lozan Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin borçları, Osmanlı topraklarından pay alan devletler arasında paylaştırılmış; Türkiye'ye düşen bölümün ödenmesine 1929'da başlanmıştır. Bu düzenleme aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?

    • A)Türkiye'nin Osmanlı borçlarının tamamını üstlendiğini
    • B)Osmanlı borçlarının tümüyle silinmiş olduğunu
    • C)Borçların ödenmesinin alacaklı devletlerin denetimine bırakıldığını
    • D)Osmanlı'dan ayrılan devletlerin de borçtan sorumlu tutulduğunu
    • E)Borç ödemelerinin Milletler Cemiyeti'ne devredildiğini
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Osmanlı'dan ayrılan devletlerin de borçtan sorumlu tutulduğunu

    Lozan Antlaşması, Osmanlı borçlarını Osmanlı topraklarından pay alan devletler arasında bölüştürmüş; böylece Türkiye yalnızca kendi payından sorumlu tutulmuştur. Borç tamamen Türkiye'ye yüklenmediği için A, borçlar silinmediği için B yanlıştır. Ödeme Türk hükûmetinin sorumluluğuna bırakılmış, alacaklıların denetim organı olan Duyûn-ı Umûmiye İdaresi'nin Türkiye üzerindeki yetkisi sona ermiştir; bu yüzden C de doğru değildir. Milletler Cemiyeti'nin borç ödemeleriyle ilgili bir yetkisi hiç olmamıştır. Cevap D.

Sponsorlu