KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri — Test 9

KPSS Tarih dersinin Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 142 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 9. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

Bu testteki sorular şu kavramları ölçüyor: Altı ilkenin gelişimi (1927 → 1931 → 1937), Devletçilik ve doğuş nedenleri, Laiklik, Çağdaşlaşma ve Batılılaşma (→ inkılapçılık), Halkçılık, İnkılapçılık, İlkelerin bütünlüğü ve birbirini tamamlaması, Cumhuriyetçilik. Bu kavramların kartları konu anlatımında; her kartın altında bu ve benzeri sorular, karıştırılan noktalar ve sınav ipuçları var.

3 kolay8 orta4 zor

  1. Soru 1

    Orta

    Türkiye'nin Lozan görüşmelerinde kapitülasyonların kaldırılması konusunda hiçbir ödün vermemesi, aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?

    • A)Millî birlik ve beraberlik
    • B)İnsan ve insanlık sevgisi
    • C)Bilimsellik ve akılcılık
    • D)Çağdaşlaşma ve yükselme
    • E)Tam bağımsızlık
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Tam bağımsızlık

    Kapitülasyonlar, yabancı devletlere ekonomik, hukuki ve mali ayrıcalıklar tanıyarak devletin kendi ülkesindeki egemenlik yetkisini sınırlayan uygulamalardır; bunların kaldırılmasında ısrar edilmesi siyasi, ekonomik ve hukuki alanda tam bağımsızlık anlayışının gereğidir. Bilimsellik ve akılcılık, kararların akla ve bilime dayandırılmasıyla ilgilidir; bu nedenle C doğrudan bir açıklama sunmaz. Millî birlik ve beraberlik ise toplumun ortak değerler çevresinde bütünleşmesini anlatır ve kapitülasyon tartışmasının konusu değildir. Cevap E.

  2. Soru 2

    Kolay

    Atatürk'ün "Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür." sözü aşağıdaki ilkelerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?

    • A)Laiklik
    • B)İnkılapçılık
    • C)Halkçılık
    • D)Devletçilik
    • E)Cumhuriyetçilik
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Halkçılık

    Halkçılık, toplumu oluşturan bütün kesimleri eşit sayan, hiçbir kişi, aile ya da zümreye ayrıcalık tanımayan ve üreten kesimleri toplumun temeli kabul eden ilkedir; köylüyü ülkenin gerçek sahibi sayan bu söz doğrudan halkçılıkla ilgilidir. Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılmasını, devletçilik ise ekonomide devletin yatırımcı rolünü konu aldığı için A ve D yanlıştır. Cumhuriyetçilik yönetim biçimine, inkılapçılık ise yeniliklerin sürdürülmesine ilişkin ilkelerdir. Cevap C.

  3. Soru 3

    Orta

    Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık ilkelerinin 1937'de anayasa metnine yazılmasının temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)İlkelerin ilk kez bir arada belirlenmiş olması
    • B)İlkelerin anayasal güvence altına alınmış olması
    • C)Meclis hükûmeti sistemine yeniden dönülmüş olması
    • D)Bütünleyici ilkelerin temel ilkelerin yerini alması
    • E)Çok partili siyasal yaşama kalıcı olarak geçilmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — İlkelerin anayasal güvence altına alınmış olması

    1937'de yapılan anayasa değişikliğiyle altı ilke devletin nitelikleri arasında sayılmış, böylece sıradan bir siyasi programın değil anayasanın güvencesi altına girmiştir. Bu ilkeler bir arada ilk kez 1931'de Cumhuriyet Halk Fırkası programında yer aldığından A yanlıştır. Bütünleyici ilkeler temel ilkeleri açıklayıp destekler, onların yerini almaz; bu nedenle D de doğru değildir. Cumhuriyet'in ilanıyla kabine sistemine geçilmiş olduğundan C gerçeğe aykırıdır. Cevap B.

  4. Soru 4

    Zor

    Atatürk, yapılan inkılapların amacını "Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum durumuna ulaştırmak" biçiminde açıklamıştır. Bu açıklamadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    • A)İnkılapların belirli bir amaca yöneldiği
    • B)Hedefin çağdaş uygarlık düzeyi olduğu
    • C)Toplumsal bir dönüşümün amaçlandığı
    • D)Değişimin zihniyeti de kapsaması gerektiği
    • E)İnkılapların ekonomik alanla sınırlı tutulduğu
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — İnkılapların ekonomik alanla sınırlı tutulduğu

    Açıklamada toplumun bütün anlam ve biçimiyle uygar duruma ulaştırılmasından söz edilmektedir; bu ifade değişimin tek bir alanla, özellikle de yalnızca ekonomiyle sınırlı olmadığını gösterir, dolayısıyla E çıkarılamaz. İnkılapların bir amaca yöneldiği ve bu amacın çağdaş uygarlık düzeyi olduğu doğrudan söylenmiştir. "Bütün anlam ve biçimiyle" vurgusu da değişimin yalnızca dış görünüşte değil düşünce ve yaşam biçiminde de gerçekleşmesinin istendiğini ortaya koyar. Cevap E.

  5. Soru 5

    Zor

    Atatürk ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Altı temel ilke, anayasa metnine 1937'de girmiştir. II. Bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin yerini almak üzere sonradan belirlenmiştir. III. İnkılapçılık, yapılan yeniliklerin korunmasını ve geliştirilmesini öngörür. Bu yargılardan hangileri doğrudur?

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız II
    • C)I ve II
    • D)I ve III
    • E)II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — I ve III

    Altı temel ilke 1937'deki anayasa değişikliğiyle metne girmiş, inkılapçılık ise yapılan yeniliklerin korunup çağın gereklerine göre geliştirilmesini öngören ilke olarak tanımlanmıştır; bu nedenle I ve III doğrudur. Millî egemenlik, tam bağımsızlık, çağdaşlaşma gibi bütünleyici ilkeler temel ilkeleri açıklayan ve onlarla bir bütün oluşturan ilkelerdir; temel ilkelerin yerini almak üzere belirlenmemiştir, dolayısıyla II yanlıştır ve II'yi içeren B, C, E seçenekleri elenir. İlkelerin birbirini tamamlaması, birinin zayıflamasının diğerlerini de etkilemesi anlamına gelir. Cevap D.

  6. Soru 6

    Zor

    Türkiye'de 1930'lu yıllarda uygulanan devletçiliği, aynı dönemde Sovyetler Birliği'nde uygulanan ekonomi modelinden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Özel mülkiyetin ve özel girişimin varlığını sürdürmesi
    • B)Sanayi yatırımlarının beş yıllık planlara bağlanması
    • C)Ağır sanayi alanında yatırımlara öncelik verilmesi
    • D)Devletin doğrudan fabrika kurup işletmeye girişmesi
    • E)Tarımda ortak işletmelere geçiş yolunun seçilmesi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Özel mülkiyetin ve özel girişimin varlığını sürdürmesi

    Türkiye'de devletçilik, özel girişimin sermaye ve teknik bakımdan yetersiz kaldığı alanlarda devletin yatırım yapmasını öngören karma bir modeldir; özel mülkiyet ve özel girişim ortadan kaldırılmamış, ikisi bir arada yürütülmüştür. Beş yıllık plan hazırlanması, ağır sanayiye öncelik verilmesi ve devletin fabrika kurması iki ülkede de görüldüğü için B, C ve D ayırt edici değildir. Tarımda toprakların birleştirilerek ortak işletmelere dönüştürülmesi ise Sovyet modeline özgü bir uygulamadır, Türkiye'de uygulanmamıştır. Cevap A.

  7. Soru 7

    Kolay

    Aşağıdakilerden hangisi Atatürkçülüğün altı temel ilkesinden biri değildir?

    • A)Cumhuriyetçilik
    • B)Laiklik
    • C)Devletçilik
    • D)İnkılapçılık
    • E)Çağdaşlaşma
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Çağdaşlaşma

    Atatürkçülüğün altı temel ilkesi cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılıktır. Çağdaşlaşma ise bu ilkeleri destekleyen bütünleyici ilkeler arasında yer alır; temel ilkelerin yönünü belirlemekle birlikte altı temel ilkeden biri değildir. Cumhuriyetçilik ve laiklik 1937'de anayasa metnine de giren temel ilkeler olduğu için A ve B, devletçilik ile inkılapçılık da doğrudan temel ilke olduğu için C ve D elenir. Cevap E.

  8. Soru 8

    Kolay

    Türk Tarih Kurumu'nun 1931'de, Türk Dil Kurumu'nun 1932'de kurulması aşağıdaki ilkelerden hangisinin doğrudan yansımasıdır?

    • A)Cumhuriyetçilik
    • B)Milliyetçilik
    • C)Devletçilik
    • D)Laiklik
    • E)Halkçılık
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Milliyetçilik

    Her iki kurum da Türk tarihini ve Türk dilini araştırıp millî kültürü geliştirmek amacıyla kurulmuştur; bu da doğrudan milliyetçilik ilkesinin gereğidir. Cumhuriyetçilik devletin yönetim biçimiyle, devletçilik ekonomik kalkınma modeliyle ilgilidir; bu yüzden A ve C yanlıştır. Laiklik din ve devlet işlerinin ayrılmasına, halkçılık toplumsal eşitlik ve sosyal adalete ilişkin olduğundan D ve E de doğru değildir. Cevap B.

  9. Soru 9

    Orta

    1925'te aşar vergisinin kaldırılması ve 1934'te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması, birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ilişkilendirilir?

    • A)Devletçilik
    • B)Laiklik
    • C)İnkılapçılık
    • D)Halkçılık
    • E)Milliyetçilik
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Halkçılık

    Halkçılık ilkesi toplumsal eşitliği, sosyal adaleti ve ayrıcalıksız bir düzeni esas alır. Osmanlı'dan kalan ve yükü büyük ölçüde köylünün üzerinde olan aşar vergisinin kaldırılması mali eşitliği, kadınlara siyasi hakların tanınması ise cinsiyet eşitliğini sağlamıştır. Devletçilik sanayi yatırımlarının devlet eliyle yapılmasıyla, laiklik din ve devlet işlerinin ayrılmasıyla ilgili olduğundan A ve B yanlıştır. İnkılapçılık sürekli yenilenmeyi, milliyetçilik ise dil ve kültür birliğini konu aldığı için C ve E de uygun değildir. Cevap D.

  10. Soru 10

    Orta

    Laiklik ilkesinin yerleşmesi yönünde atılan aşağıdaki adımlardan hangisi diğerlerinden sonra gerçekleşmiştir?

    • A)Halifeliğin kaldırılması
    • B)Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması
    • C)Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi
    • D)Anayasadan devletin dininin İslam olduğu maddesinin çıkarılması
    • E)Laikliğin anayasada bir ilke olarak yer alması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Laikliğin anayasada bir ilke olarak yer alması

    Laikliğin altı temel ilkeyle birlikte anayasa metnine girmesi 1937'de gerçekleşmiş olup seçenekler arasındaki en son adımdır. Halifelik 3 Mart 1924'te kaldırılmış, tekke, zaviye ve türbeler 1925'te kapatılmış olduğundan A ve B daha öncedir. Türk Medeni Kanunu 1926'da kabul edilmiş, anayasadaki devletin dinine ilişkin madde ise 1928'de çıkarılmıştır; bu yüzden C ve D de 1937'den öncedir. Cevap E.

  11. Soru 11

    Orta

    Türkiye'de 1930'lu yıllarda büyük sanayi yatırımlarının devlet eliyle gerçekleştirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Özel sermaye ve girişimci birikiminin yetersizliği
    • B)Özel teşebbüsün anayasayla yasaklanmış olması
    • C)Yabancı sermayenin ülkeye girişinin tümüyle engellenmesi
    • D)Tarımsal üretimden bütünüyle vazgeçilmesi
    • E)Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Özel sermaye ve girişimci birikiminin yetersizliği

    1923 İzmir İktisat Kongresi ve 1927 Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel girişim desteklenmiş, ancak yeterli sermaye ve girişimci kesim bulunmadığı için 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ardından devletçiliğe ağırlık verilmiş; Sümerbank, Etibank ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı bu anlayışın ürünü olmuştur. Özel teşebbüs yasaklanmamış, tersine anayasal güvenceye alınmıştır; bu nedenle B yanlıştır. Teşvik-i Sanayi Kanunu yürürlükte kaldığı için E, tarımdan vazgeçilmediği için D geçersizdir. Cevap A.

  12. Soru 12

    Orta

    İnkılapçılık ilkesi, gerçekleştirilen inkılapları korumanın yanında çağın gereklerine göre sürekli yenilenmeyi de içerir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi inkılapçılık ilkesinin bir gereği değildir?

    • A)Çağın gereklerine göre kurumların yenilenmesi
    • B)Bilim ve teknolojideki gelişmelerin izlenmesi
    • C)Yapılan düzenlemelerin değiştirilemez sayılması
    • D)Toplumsal ihtiyaçlara göre yeni düzenlemeler yapılması
    • E)Çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma hedefi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yapılan düzenlemelerin değiştirilemez sayılması

    İnkılapçılık, ulaşılan noktayı yeterli saymayıp çağın koşullarına göre sürekli yenilenmeyi gerektirir; bu yüzden yapılan düzenlemelerin dokunulamaz ve değiştirilemez sayılması ilkeyle bağdaşmaz. Kurumların çağın gereklerine göre yenilenmesi ve toplumsal ihtiyaçlara göre yeni düzenlemeler yapılması ilkenin özünü oluşturduğu için A ve D elenir. Bilim ve teknolojinin izlenmesi ile çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma hedefi de aynı anlayışın parçası olduğundan B ve E ilkeye uygundur. Cevap C.

  13. Soru 13

    Orta

    Ölçü ve tartı birimlerinin değiştirilmesi, takvim ve saatte uluslararası sisteme geçilmesi ve yeni Türk harflerinin kabul edilmesi gibi düzenlemelerin ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Ekonomide devlet denetimini kurmak
    • B)Çağdaş dünyayla ortak ölçütlere ulaşmak
    • C)Azınlıklara tanınan hakları yeniden düzenlemek
    • D)Dış politikada tarafsızlığı korumak
    • E)Yerel yönetimleri güçlendirmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Çağdaş dünyayla ortak ölçütlere ulaşmak

    1925'te takvim ve saatte, 1931'de ölçü ve tartıda uluslararası sisteme geçilmesi ve 1928'de yeni Türk harflerinin kabulü, Türkiye'yi çağdaş dünyanın ortak ölçüt ve araçlarıyla buluşturan çağdaşlaşma adımlarıdır. Bu düzenlemeler ekonomik örgütlenmeyle ilgili olmadığı için A, azınlıklara tanınan haklarda bir değişiklik getirmediği için C yanlıştır. Dış politikadaki tarafsızlık ve yerel yönetimlerin yapısı bu düzenlemelerin konusu olmadığından D ve E de doğru değildir. Cevap B.

  14. Soru 14

    Orta

    Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı'na taraf olması aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisiyle açıklanabilir?

    • A)Yurtta sulh, cihanda sulh
    • B)Millî egemenlik
    • C)Bilimsellik ve akılcılık
    • D)Çağdaşlaşma ve batılılaşma
    • E)Millî birlik ve beraberlik
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Yurtta sulh, cihanda sulh

    Üç gelişmenin ortak yönü, Türkiye'nin sınırlarını genişletmeyi değil bölgesinde ve dünyada barışı korumayı amaçlamasıdır; bu da yurtta sulh, cihanda sulh ilkesinin dış politikaya yansımasıdır. Millî egemenlik yönetim yetkisinin millete ait olmasıyla ilgili olduğu için B, bilimsellik ve akılcılık karar alma yöntemine ilişkin olduğu için C yanlıştır. Çağdaşlaşma toplumsal ve kültürel alanı, millî birlik ve beraberlik ise ülke içindeki bütünlüğü konu aldığından D ve E de uygun değildir. Cevap A.

  15. Soru 15

    Zor

    Atatürk ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılar ileri sürülmüştür: I. Cumhuriyetçilik ile millî egemenlik birbirini tamamlayan ilkelerdir. II. Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrılmasının yanı sıra inanç özgürlüğünü de güvenceye alır. III. Devletçilik, özel teşebbüsün bütünüyle yasaklanmasını gerektirir. Bu yargılardan hangileri doğrudur?

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız III
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — I ve II

    Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması cumhuriyet yönetiminin dayanağı olduğundan I doğrudur. Laiklik yalnız din ve devlet işlerinin ayrılması değil, herkesin inancında özgür olmasının da güvencesidir; bu nedenle II de doğrudur. Devletçilik ise özel girişimi dışlamaz, onun yetersiz kaldığı alanlarda devleti öne çıkarır; 1927 Teşvik-i Sanayi Kanunu ve özel mülkiyetin anayasal güvencesi bunun kanıtıdır, dolayısıyla III yanlıştır ve III'ü içeren B, D, E elenir. Cevap C.

Sponsorlu