KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcükte Anlam — Test 10

KPSS Türkçe dersinin Sözcükte Anlam konusundan 8 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 143 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 10. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

0 kolay2 orta6 zor

  1. Soru 1

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğaya ait bir varlığa insana özgü bir davranış yüklenmiştir?

    • A)Deniz, akşama doğru iyice durulmuştu.
    • B)Söğüt dalları suya eğilmiş, kendini seyrediyordu.
    • C)Öğleden sonra yağmurun şiddeti iyice arttı.
    • D)Bulutlar, tepelerin üzerine ağır ağır çökmüştü.
    • E)Ağaçların yaprakları eylülde sararmaya başlamıştı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Söğüt dalları suya eğilmiş, kendini seyrediyordu.

    İnsana özgü bir davranışın insan dışı bir varlığa yüklenmesine kişileştirme denir. B’de söğüt dallarının “kendini seyretmesi”, yalnızca insanın yapabileceği bilinçli bir eylemdir; kişileştirme buradadır. A’daki “durulmak” ve D’deki “çökmek”, denizin dalgasının azalmasını ve bulutların alçalmasını anlatan, doğa olaylarının kendi işleyişine ait sözcüklerdir. C ile E ise yağmurun ve yaprakların doğal değişimini bildiren yalın anlatımlardır; hiçbirinde insana özgü bir nitelik aktarımı yoktur. Cevap B.

  2. Soru 2

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, yüklem görevinde kullanılmamıştır?

    • A)Beklediği haberi alınca etekleri zil çaldı.
    • B)Bu işi bitirmek istiyorsan elini çabuk tutmalısın.
    • C)İşleri yoluna girince rahat bir nefes aldı.
    • D)Ağzı kulaklarına varan çocuk, hediyeyi kucakladı.
    • E)Yeni müdür, kısa sürede herkesin gözüne girdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Ağzı kulaklarına varan çocuk, hediyeyi kucakladı.

    Deyimler cümlede yüklem olabildiği gibi ad, sıfat ya da zarf görevinde de kullanılabilir; soru bu görev farkını ölçmektedir. A’daki “etekleri zil çaldı”, B’deki “elini çabuk tutmalısın”, C’deki “rahat bir nefes aldı” ve E’deki “herkesin gözüne girdi” sözleri bulundukları cümlelerin yüklemidir. D’de ise “ağzı kulaklarına varan” deyimi “çocuk” adını niteleyen bir sıfat görevindedir; bu cümlenin yüklemi “kucakladı” sözcüğüdür. Bu yüzden deyimin yüklem olmadığı tek cümle D’dir. Cevap D.

  3. Soru 3

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir varlık, kendi adı yerine onu çağrıştıran birden çok sözcükten oluşan kalıplaşmış bir sözle anlatılmıştır?

    • A)Bacasız sanayi, bu yıl bölge ekonomisine güç kattı.
    • B)Müzenin girişindeki taş merdiven yıllar içinde aşınmıştı.
    • C)Balıkçılar, sabahın ilk saatlerinde ağlarını denize bıraktı.
    • D)Şairin geçen ay çıkan kitabı beklenen ilgiyi görmedi.
    • E)Çocuklar, tatilin ilk gününü bahçede koşarak geçirdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Bacasız sanayi, bu yıl bölge ekonomisine güç kattı.

    Bir varlığın adını doğrudan söylemek yerine onu birden çok sözcükle anlatmaya dolaylama denir. A’daki “bacasız sanayi” sözü, turizm sektörünün adı yerine kullanılan kalıplaşmış bir dolaylamadır. C’de balıkçı, ağ ve deniz; D’de şair ve kitap kendi adlarıyla anılmıştır, yerlerine geçen bir söz öbeği yoktur. B’deki “taş merdiven” de bir nitelemedir; merdiven zaten kendi adıyla söylenmiştir. Cevap A.

  4. Soru 4

    Zor

    Aşağıda “sürmek” sözcüğünün kullanıldığı cümleler numaralandırılmıştır: I. Yağmur, üç gün boyunca aralıksız sürdü. II. Tarlayı sabahtan akşama kadar traktörle sürdüler. III. Çocuğun ekmeğine biraz bal sürüp eline verdi. IV. Toplantı, akşam saatlerine kadar sürdü. V. Arabayı garajdan dikkatle dışarı sürdü. Bu cümlelerin hangi ikisinde “sürmek” sözcüğü aynı anlamda kullanılmıştır?

    • A)I ve II
    • B)II ve III
    • C)II ve V
    • D)III ve V
    • E)I ve IV
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — I ve IV

    “Sürmek” çok anlamlı bir eylemdir; çözüm, her cümledeki anlamı ayrı ayrı belirlemeyi gerektirir. I’de yağmurun, IV’te toplantının sürmesi aynı anlamı taşır: belli bir zaman boyunca devam etmek. II’de sözcük “toprağı işlemek”, III’te “bir maddeyi bir yüzeye ince bir tabaka hâlinde yaymak”, V’te ise “bir taşıtı yönlendirerek hareket ettirmek” anlamındadır. Bu üç anlam hem birbirinden hem de I ile IV’ten ayrıldığı için II, III ve V’i eşleyen B, C ve D seçenekleri yanlıştır. A da II’yi I ile eşlediği için elenir. Cevap E.

  5. Soru 5

    Zor

    Küçük kasabanın pazarı, her cumartesi aynı (I) canlı görüntüsüne kavuşur. Tezgâhlarda çevre köylerden o sabah getirilen (II) taze sebzeler sergilenir. Satıcılar, müşterileriyle uzun uzun (III) pazarlık eder. Alışverişini bitirenler, meydandaki çay ocağında (IV) aceleyle oturup saatlerce sohbet eder. Akşamüstü tezgâhlar toplanınca meydan yeniden (V) sessizliğe bürünür. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisi, bulunduğu cümlenin anlamıyla bağdaşmamaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    Bir sözcüğün parçaya uygunluğu, bulunduğu cümlenin geri kalanıyla tutarlı olmasına bağlıdır. IV’te “aceleyle oturup” denmesine karşın aynı cümlede “saatlerce sohbet eder” denmektedir; acele etmekle saatlerce oturmak birbiriyle çelişir. Oysa I’deki “canlı görüntü”, pazarın kalabalığıyla; II’deki “taze”, sebzelerin o sabah getirilmiş olmasıyla doğrudan uyumludur. V’teki “sessizliğe bürünür” de tezgâhların toplanmasının doğal sonucudur. Cevap D.

  6. Soru 6

    Zor

    “Çekmek” sözcüğünün anlamlarından bazıları şunlardır: I. Bir şeyi tutup kendine doğru hareket ettirmek II. Sıkıntıya, acıya katlanmak III. Bir sıvıyı emerek içine almak IV. Huy ya da görünüş bakımından birine benzemek Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “çekmek” sözcüğü bu anlamların hiçbiriyle kullanılmamıştır?

    • A)Sandalyeyi masaya doğru çekip yerine oturdu.
    • B)Yıllarca bu hastalığın acısını hiç şikâyet etmeden çekti.
    • C)Kurumuş toprak, yağan yağmuru bir anda çekti.
    • D)Çocuk, huyuyla da yürüyüşüyle de dedesine çekmiş.
    • E)Yeni yol, kasabaya çok sayıda ziyaretçi çekti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Yeni yol, kasabaya çok sayıda ziyaretçi çekti.

    Çözüm, her cümledeki kullanımın listedeki anlamlardan biriyle örtüşüp örtüşmediğini denetlemeyi gerektirir. A, sandalyeyi kendine doğru hareket ettirmeyi anlattığı için I’e; B, hastalığın acısına katlanmayı anlattığı için II’ye; C, toprağın suyu emmesini anlattığı için III’e; D ise dedeye benzemeyi anlattığı için IV’e uyar. E’de sözcük “ilgi uyandırarak kendine yöneltmek” anlamındadır ve bu anlam listede yer almaz; bu nedenle aranan cümle E’dir. Cevap E.

  7. Soru 7

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerde tırnak içinde gösterilen sözcükler, cümledeki anlam özellikleriyle eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmelerin hangisi yanlıştır?

    • A)Çocuk, bahçedeki ceviz ağacına “tırmandı”. (gerçek anlam)
    • B)Yazarın son öyküsündeki dil epeyce “sert”. (mecaz anlam)
    • C)Testinin “ağzını” temiz bir bezle kapattı. (yan anlam)
    • D)Öğretmen, cümlenin “yüklemini” tahtaya yazdı. (terim anlam)
    • E)Yolun buzlu bölümünde “ayağı kaydı”. (mecaz anlam)
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Yolun buzlu bölümünde “ayağı kaydı”. (mecaz anlam)

    E’deki “ayağı kaymak” sözü, buzlu yolda dengenin bozulmasını anlatmaktadır; sözcükler burada gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır. Bu söz ancak “görevini, yerini yitirmek” anlamına geldiğinde mecaz sayılır; cümledeki “yolun buzlu bölümü” ayrıntısı böyle bir okumayı kesin olarak engeller. Dolayısıyla yanlış eşleştirme E’dedir. A’da “tırmanmak” kendi gerçek anlamındadır. B’de dokunmayla ilgili “sert” sıfatının anlatım biçimine aktarılması bir mecazdır. C’de testinin ağzı biçim benzerliğine dayanan yan anlam, D’deki “yüklem” ise dil bilgisine özgü bir terimdir. Cevap E.

  8. Soru 8

    Zor

    Aşağıdaki cümle çiftlerinin hangisinde “kalmak” sözcüğü her iki cümlede de aynı anlamda kullanılmıştır?

    • A)Yolda benzinimiz bitince ortada kaldık. / Matematik sınavından kalınca çok üzüldü.
    • B)Bu yaz iki hafta Sinop’ta kaldık. / Tencerede birkaç kaşık çorba kalmış.
    • C)Maç, yağmur yüzünden yarına kaldı. / Toplantı, başkan gelmeyince haftaya kaldı.
    • D)Bu evde tam beş yıl kaldık. / Söyleyecekleri boğazında kaldı.
    • E)Sepette yalnızca üç elma kaldı. / Dün gece amcamlarda kaldık.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Maç, yağmur yüzünden yarına kaldı. / Toplantı, başkan gelmeyince haftaya kaldı.

    C’deki iki cümlede de “kalmak” sözcüğü “ertelenmek, sonraya bırakılmak” anlamındadır; maçın yarına, toplantının haftaya kalması aynı anlamı taşır. A’da birinci cümlede “çaresiz duruma düşmek”, ikincisinde “sınavda başarısız olmak” anlamı vardır. B’de birinci cümle “bir yerde geçici olarak oturmak”, ikincisi “artmak, geriye kalmak” anlamındadır; aynı ayrım, ögeleri yer değiştirmiş biçimde E’de de görülür. D’de ise “oturmak” ile “söyleyememek” anlamları karşı karşıya gelmiştir. Cevap C.

Sponsorlu