KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Paragraf — Test 10

KPSS Türkçe dersinin Paragraf konusundan 13 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 148 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 10. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

2 kolay3 orta8 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Bir piyanonun akordu, tellerin gerginliğinin ayarlanmasıyla yapılır. Ancak akortçunun karşılaştığı asıl güçlük, kulağa doğru gelen aralıkların hesapla tam olarak örtüşmemesidir. Bütün aralıklar kusursuz kurulursa çalgı yalnız birkaç tonda temiz duyulur, ötekilerde bozuk çıkar. Bu yüzden akortçu her aralıktan azar azar ödün verir; hiçbiri tam doğru olmaz ama hepsi kabul edilebilir kalır. Piyanonun bütün tonlarda çalınabilmesi, işte bu küçük ödünler sayesindedir. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olarak yazılmış olabilir?

    • A)Piyano akordu ne sıklıkta yenilenmelidir?
    • B)Piyanonun bütün tonlarda çalınabilmesi nasıl sağlanır?
    • C)Piyano telleri hangi malzemeden yapılmaktadır?
    • D)Akortçu olabilmek için hangi eğitimden geçilir?
    • E)Piyano, öteki telli çalgılardan hangi yönleriyle ayrılır?
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Piyanonun bütün tonlarda çalınabilmesi nasıl sağlanır?

    Parça, bütün aralıklar kusursuz kurulduğunda çalgının yalnız birkaç tonda temiz duyulacağını söyleyip akortçunun her aralıktan azar azar ödün verme yöntemini anlatır; hiçbir aralığın tam doğru olmadığını, ama hepsinin kabul edilebilir kaldığını belirtir. Son cümlede “Piyanonun bütün tonlarda çalınabilmesi, işte bu küçük ödünler sayesindedir” denilerek B'deki soru doğrudan yanıtlanır. A’daki akort sıklığına ilişkin hiçbir bilgi metinde yoktur. D’deki eğitim konusu da anılmaz; akortçunun güçlüğünden söz edilmesi, onun nasıl yetiştiğini anlatmaz. C ve E’deki malzeme ve çalgı karşılaştırması da parçanın dışındadır. Cevap B.

  2. Soru 2

    Kolay

    Bir filmi görme engelli izleyicinin de izleyebilmesi için sesli betimleme yapılır. Betimleyici, konuşmaların arasında kalan sessiz boşluklara sahnede olup biteni kısa cümlelerle yerleştirir: kimin nereye gittiğini, yüzündeki ifadeyi, odanın nasıl bir yer olduğunu söyler. Bu iş göründüğü kadar kolay değildir; söylenenin ne eksik ne de gereğinden ayrıntılı olması gerekir. Fazlası filmin kendi seslerini bastırır, azı ise izleyiciyi olup bitenin dışında bırakır. İyi bir betimleme, varlığını duyurmadan çalışan bir yardımcıya benzer. Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

    • A)Sesli betimlemenin nasıl yapıldığından ve taşıdığı güçlükten
    • B)Görme engelli izleyicilerin film izleme alışkanlıklarından
    • C)Film seslendirmesinde kullanılan yeni teknik araçlardan
    • D)Sinema salonlarında aranan erişilebilirlik ölçütlerinden
    • E)Betimleyici olarak çalışanların aldığı mesleki eğitimin içeriğinden
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sesli betimlemenin nasıl yapıldığından ve taşıdığı güçlükten

    Parça önce sesli betimlemenin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını anlatır (“konuşmaların arasında kalan sessiz boşluklara… yerleştirir”), sonra da bu işin güçlüğünü belirtir (“ne eksik ne de gereğinden ayrıntılı olması gerekir”). Dolayısıyla parçanın konusu A’dır. B’de sözü edilen izleyici alışkanlıkları parçada anılmaz; metin izleyiciyi değil, betimleyicinin işini konu edinir. E’deki mesleki eğitime de hiç değinilmemiştir; işin zorluğundan söz edilmesi, o işin eğitiminden söz edildiği anlamına gelmez. C ve D’deki teknik araçlar ve salon ölçütleri de metinde bulunmayan konulardır. Cevap A.

  3. Soru 3

    Orta

    (I) Karikatür, bir düşünceyi birkaç çizgiyle söyleme sanatıdır. (II) Çizer, anlatmak istediğini uzun uzun açıklamaz; gereksiz gördüğü her ayrıntıyı, çoğu zaman arka planı bile siler. (III) Bu yüzden iyi bir karikatürde çizgi kadar boşluk da anlam taşır; boş bırakılan yer, söylenmeyeni söylemenin yoludur. (IV) Son yıllarda dijital çizim tabletlerinin fiyatları oldukça düşmüştür. (V) Okur, silinen ayrıntıları kendi zihninde tamamladığı için anlatıya ortak olur ve karikatürü yalnızca bakarak değil, kurarak izler. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    Parçanın bütünü tek bir düşünce çevresinde kurulmuştur: karikatürde anlam, çizilenler kadar çizilmeyenlerden doğar. I bu düşünceyi ortaya koyar, II ayrıntıların silinmesini anlatır, III boşluğun anlam taşıdığını söyler, V ise okurun bu boşluğu tamamladığını belirterek zinciri kapatır. IV ise çizim araçlarının fiyatından söz eder; anlatımla, boşlukla ya da okurla hiçbir bağı yoktur ve kendisinden sonra gelen V ile de bağlantı kurmaz. Bu yüzden akışı bozan cümle IV’tür. Cevap D.

  4. Soru 4

    Kolay

    Kar tanesi, bulut içindeki su buharının küçük bir toz parçacığı çevresinde donmasıyla oluşur. Taneyi büyüten şey, yere düşene kadar geçtiği yol boyunca karşılaştığı sıcaklık ve nem değişimleridir. Bu değişimler her tane için başka olduğundan, yere inen iki tanenin kolları birbirinin aynısı olmaz. Yine de hepsinin altı kollu olması bir rastlantı değildir; su molekülleri donarken her seferinde aynı açıyla dizilir. Yani kar tanelerinin birbirine benzeyen yanı da benzemeyen yanı da aynı yerden, sudan gelir. Bu parçadan kar taneleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

    • A)Kar taneleri yalnızca çok soğuk bölgelerde oluşabilmektedir.
    • B)Kar taneleri yere inerken ağırlıklarının bir bölümünü yitirir.
    • C)Bir kar tanesinin kol sayısı, havadaki nemle birlikte artar.
    • D)Tanelerin biçimi, düşerken geçtiği koşullara göre değişir.
    • E)Toz parçacığı bulunmayan bulutlarda da kar tanesi oluşur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Tanelerin biçimi, düşerken geçtiği koşullara göre değişir.

    Parçada “Taneyi büyüten şey… karşılaştığı sıcaklık ve nem değişimleridir” ve “Bu değişimler her tane için başka olduğundan… kolları birbirinin aynısı olmaz” denmektedir; bu iki cümle, biçimin yol boyunca karşılaşılan koşullara bağlı olduğunu doğrudan kanıtlar. C, metinle çelişir: parçada kol sayısının değil, kolların biçiminin değiştiği, üstelik “hepsinin altı kollu” olduğu söylenmiştir. E de çelişkilidir; tanenin bir toz parçacığı çevresinde donarak oluştuğu belirtilmiştir. A ve B’deki yargılar ise parçada hiç yer almaz. Cevap D.

  5. Soru 5

    Zor

    Bir ovanın yeraltı suyu, yağışla dolan ama çok yavaş dolan bir depoya benzer. Kuyudan çekilen su, yağışın toprağa sızdırdığından fazla olduğu sürece depo küçülür. Bu küçülme ilk yıllarda kolayca fark edilmez; yalnızca kuyuların biraz daha derinleştirilmesi gerekir. Yıllar sonra ise kuyular birbiri ardına kurur, kimi yerde toprak çöker. Yeraltı suyunun asıl tehlikesi, azalırken görünmemesidir. Bu yüzden bir ovada izlenmesi gereken şey kuyudaki su düzeyi değil, her yıl geri dönen su miktarıdır. Bu parçadan, I. Yeraltı suyunun azalması uzun süre fark edilmeyebilir. II. Kuyuların derinleştirilmesi, suyun azaldığının bir belirtisidir. III. Yeraltı suyu, yağışla kısa sürede eski düzeyine döner. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

    • A)Yalnız I
    • B)Yalnız III
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — I ve II

    I, “Bu küçülme ilk yıllarda kolayca fark edilmez” ve “asıl tehlikesi, azalırken görünmemesidir” cümleleriyle doğrulanır. II, aynı cümlenin devamındaki “yalnızca kuyuların biraz daha derinleştirilmesi gerekir” sözünden çıkar; derinleştirme, azalmanın ilk görünen izidir. III ise parçanın ilk cümlesindeki “çok yavaş dolan bir depo” benzetmesiyle çelişir; bu yüzden III’ü içeren B, D ve E elenir. I ve II doğru, III yanlış olduğundan yalnızca A da eksik kalır. Cevap C.

  6. Soru 6

    Zor

    Kıyı kasabalarının çoğunda yıl, eşit olmayan iki parçaya bölünür. Haziranla eylül arasında nüfus birkaç katına çıkar; kapalı dükkânlar açılır, kiralar yükselir, herkes o üç aya çalışır. Ekimde kalabalık çekilince aynı kasaba kendi nüfusuna döner ve bu kez sekiz ay boyunca az müşteriyle geçinmeye çalışır. Böyle bir yerde kazanç yaz ortasında yüksek görünse de bütün yıla bölündüğünde beklenenin altında kalır. Üstelik yaz için kurulan düzeni kış boyunca ayakta tutmak da ayrı bir masraftır. Bu parçadan, I. Kıyı kasabalarında yıllık kazanç, yaz ortasındaki görüntüsünden düşüktür. II. Bu kasabaların nüfusu mevsime göre büyük ölçüde değişmektedir. III. Kış aylarında kasabadaki dükkânların tümü kapatılmaktadır. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

    • A)Yalnız II
    • B)I ve III
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — I ve II

    I, “kazanç yaz ortasında yüksek görünse de bütün yıla bölündüğünde beklenenin altında kalır” cümlesinin doğrudan karşılığıdır. II ise “nüfus birkaç katına çıkar” ve “aynı kasaba kendi nüfusuna döner” ifadeleriyle kanıtlanır. III, parçayla çelişir: kışın dükkânların tümünün kapandığı değil, kasabanın “sekiz ay boyunca az müşteriyle geçinmeye çalıştığı” söylenmektedir; az müşteri, açık dükkân demektir. Bu yüzden III’ü içeren B, D ve E elenir; yalnız II’yi alan A ise I’i dışarıda bıraktığı için eksiktir. Cevap C.

  7. Soru 7

    Zor

    Taş kemerli bir köprünün ayakta kalması, taşların birbirine yapıştırılmasından değil, birbirini itmesinden gelir. Kemerin her taşı yanındakine yaslanır; üstten binen yük yanlara ve aşağıya dağılarak ayaklara iner. Bu yüzden kemer, yük arttıkça daha da sıkışır ve bütünleşir. İnşaat sırasında ise kemer kendi kendini taşıyamaz; taşlar yerine oturana kadar altına ahşap bir kalıp kurulur, ancak kilit taşı yerleştirildikten sonra bu kalıp sökülür. Bu parçadan taş kemerli köprülerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

    • A)Kemerdeki taşlar yükü birbirine aktararak taşımaktadır.
    • B)Kemer, üzerine binen yük arttıkça daha sıkı bir bütün durumuna gelir.
    • C)Yapım sırasında geçici bir destek düzeneğinden yararlanılır.
    • D)Kilit taşının yerleştirilmesi, kalıbın sökülmesinden önce olur.
    • E)Bu köprüler, aynı açıklıktaki ahşap köprülerden uzun ömürlüdür.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Bu köprüler, aynı açıklıktaki ahşap köprülerden uzun ömürlüdür.

    Parçada ahşap, yalnızca yapım sırasında kullanılan geçici kalıp olarak anılır; ahşap bir köprüyle dayanıklılık karşılaştırması hiçbir yerde yapılmaz. Bu yüzden E çıkarılamaz. A, “her taşı yanındakine yaslanır; üstten binen yük yanlara ve aşağıya dağılarak” cümlesinden; B, “yük arttıkça daha da sıkışır ve bütünleşir” cümlesinden doğrudan çıkar. C ve D ise son cümlede verilmiştir: kalıp geçici bir destektir ve sökülmesi kilit taşının yerleştirilmesinden sonradır. Cevap E.

  8. Soru 8

    Zor

    Sayısal bir belgenin hiç bozulmayacağını sanmak yanıltıcıdır. Kâğıt sararır ama okunur kalır; bir dosya ise açıldığı programın ortadan kalkmasıyla birlikte anlamsız bir veri yığınına dönüşebilir. Diskler de sonsuza kadar dayanmaz; sessizce bozulur. Bu yüzden sayısal arşivcilikte asıl iş, belgeyi bir kez kaydetmek değil, düzenli aralıklarla yeni ortamlara ve yeni dosya biçimlerine taşımaktır. Arşiv, kurulup bırakılan değil, sürekli bakılan bir şeydir. Bu parçadaki görüşle bağdaşmayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Sayısal belgeler, kaydedildikleri biçimde sonsuza kadar korunur.
    • B)Bir dosyanın okunabilirliği, onu açan yazılımın varlığına bağlıdır.
    • C)Sayısal arşivler, kurulduktan sonra da düzenli bakım gerektirir.
    • D)Kâğıt belgeler yıpransa bile okunabilirliğini uzun süre koruyabilir.
    • E)Verinin yeni ortamlara aktarılması arşivciliğin bir parçasıdır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Sayısal belgeler, kaydedildikleri biçimde sonsuza kadar korunur.

    Parçanın ilk cümlesi doğrudan A’nın karşıtıdır: “Sayısal bir belgenin hiç bozulmayacağını sanmak yanıltıcıdır.” Ayrıca disklerin sessizce bozulduğu da belirtilmiştir; bu yüzden bağdaşmayan yargı A’dır. B, dosyanın “açıldığı programın ortadan kalkmasıyla anlamsız bir veri yığınına dönüşebileceği” cümlesinin karşılığıdır. D, kâğıdın sararsa da okunur kaldığını söyleyen cümleyle örtüşür. C ve E ise “düzenli aralıklarla yeni ortamlara… taşımak” ve “sürekli bakılan bir şey” ifadeleriyle açıkça desteklenir. Cevap A.

  9. Soru 9

    Zor

    (I) Yaz aylarında kent merkezinin çevresindeki kırlardan birkaç derece sıcak olması bir rastlantı değildir. (II) Asfalt ve beton, gün boyunca aldığı ısıyı gece yarısına kadar tutar. (III) Ağaçların gölgesi ise hem yüzeyin ısınmasını önler hem de yapraklardan buharlaşan suyla havayı serinletir. (IV) Bu nedenle kent içinde ağaç dikmek, elektrik harcamayan bir serinletme yöntemi sayılabilir. (V) Kentlerde ağaç türü seçilirken köklerin altyapı borularına vereceği zarar da hesaba katılmalıdır. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — V

    Parça, kentin niçin daha sıcak olduğunu açıklayıp ağacın serinletici etkisine varan bütünlüklü bir akış izler: I sorunu ortaya koyar, II nedeni verir, III çözümün nasıl işlediğini anlatır, IV ise bundan bir sonuç çıkarır. V, ağaç dikimini sürdürür gibi görünse de konuyu serinletmeden altyapı zararına kaydırır; parçada savunulan düşünceye bir katkısı yoktur, üstelik IV’teki sonucu da izlemez. Bu yüzden akışı bozan cümle V’tir. II ile III birbirinin karşıtı iki yüzeyi (beton–gölge) karşılaştırdığı için akışa uygundur; IV de bu karşılaştırmanın doğal sonucudur. Cevap E.

  10. Soru 10

    Orta

    Bir yapının depremde ayakta kalması, kullanılan malzemenin çokluğundan çok taşıyıcı sistemin düzeninden gelir. Kolonlar kat boyunca aynı hizada sürüyorsa yük düzgün biçimde aşağıya aktarılır. Alt katta kolon kaldırılıp geniş bir dükkân açıldığında ise aynı yük, yerinde kalan birkaç kolonun üzerine biner. Bir yapıyı asıl kötüleştiren şey, çoğu zaman sonradan yapılan bu tür değişikliklerdir. Betonun sağlamlığı elbette önemlidir, ama düzeni bozulmuş bir taşıyıcı sistemi tek başına kurtarmaz. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olarak yazılmış olabilir?

    • A)Deprem sırasında bina içinde bulunanlar nasıl davranmalıdır?
    • B)Bir yapının depremdeki dayanıklılığını belirleyen nedir?
    • C)Beton üretiminde hangi ölçütler gözetilmelidir?
    • D)Deprem bölgelerinde kaç katlı yapılar yapılmalıdır?
    • E)Yıpranmış eski yapılar nasıl güçlendirilebilir?
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Bir yapının depremdeki dayanıklılığını belirleyen nedir?

    Parçanın ilk cümlesi sorunun yanıtını doğrudan verir: dayanıklılık “taşıyıcı sistemin düzeninden” gelir. Sonraki cümleler de kolon düzeninin bozulmasının sonuçlarını açıklayarak bu yanıtı örneklendirir; dolayısıyla parça B sorusuna karşılık yazılmıştır. C’de sorulan beton üretim ölçütleri metinde yoktur; beton yalnızca tek başına yeterli olmadığını belirtmek için anılır. E ise güçlendirme yöntemlerini sorar, oysa parçada güçlendirmeden değil, sonradan yapılan değişikliklerin zararından söz edilir. A ve D’deki davranış ve kat sayısı konuları da metinde hiç geçmez. Cevap B.

  11. Soru 11

    Orta

    Toprağın verimliliği, yalnız içindeki besin maddelerinin miktarıyla ölçülmez. ---- Açtıkları kanallar suyun derine sızmasını, havanın köklere ulaşmasını sağlar. Yüzeydeki yaprak parçalarını aşağı taşıyıp sindirdiklerinde toprağın yapısını da değiştirirler; sert ve sıkışmış bir toprak birkaç mevsim içinde gevşer. Bu yüzden sayıları bol olan bir tarla, aynı ürünü daha az gübreyle verir. Toprağı korumak, çoğu zaman onu rahat bırakmakla başlar. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A)Toprak analizi, tarımda son yıllarda yaygınlaşan bir uygulamadır.
    • B)Toprağı işleyen makineler her geçen yıl biraz daha ağırlaşmaktadır.
    • C)Toprağı canlı kılan asıl güç, içinde yaşayan solucan gibi küçük canlılardır.
    • D)Gübrenin toprağa ne zaman verileceği, ekilen bitkinin türüne ve toprağın yapısına göre değişir.
    • E)Kurak geçen yıllarda toprağın üst tabakası kolayca savrulup gider.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Toprağı canlı kılan asıl güç, içinde yaşayan solucan gibi küçük canlılardır.

    Boşluktan sonraki cümle “Açtıkları kanallar…” diye başlar; bu iyelik eki, kendisinden önce kanal açan canlıların anılmış olmasını zorunlu kılar. Yalnızca C böyle bir özne sunar ve sonraki cümlelerdeki “sindirdiklerinde”, “sayıları bol olan bir tarla” ifadeleriyle de uyuşur. A, D ve E’de canlılardan hiç söz edilmez; bu seçeneklerden sonra gelen “Açtıkları kanallar” sözü havada kalır. B ise makinelerden söz ettiği için parçanın konusundan uzaklaşır, üstelik makinelerin kanal açıp yaprak sindirmesi söz konusu olamaz. Cevap C.

  12. Soru 12

    Zor

    Matbaanın yaygınlaşması yalnız kitabın ucuzlamasını sağlamadı. Elle çoğaltılan bir metinde her kopya biraz farklıydı; bir yazıcının atladığı satır, bir başkasının kenara düştüğü not, zamanla metni asıl biçiminden uzaklaştırırdı. Uzakta bulunan iki okurun aynı kitabı okuduğundan emin olması güçtü. Baskıyla birlikte aynı kitabın binlerce özdeş kopyası dolaşıma girdi. Artık iki okur, aralarında yüzlerce kilometre olsa bile aynı sayfanın aynı satırını tartışabiliyordu. ---- Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A)Böylece matbaa, bilgiyi çoğaltmakla kalmadı, onu ortak bir zemine de oturttu.
    • B)Bu nedenle el yazması kitaplar bugün de değerinden hiçbir şey yitirmiş sayılmaz.
    • C)Matbaanın bulunuşu, kâğıt üretiminin de hızla artmasına yol açmıştır.
    • D)Baskı makineleri ilk yıllarda oldukça yavaş çalışan araçlardı.
    • E)Kitap okuma oranı bu dönemde bütün ülkelerde aynı hızla yükselmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Böylece matbaa, bilgiyi çoğaltmakla kalmadı, onu ortak bir zemine de oturttu.

    Parça, ilk cümlesinde “yalnız… ucuzlamasını sağlamadı” diyerek okuru ikinci bir sonuca hazırlar ve bu sonucu adım adım kurar: kopyalar özdeşleşmiş, böylece uzaktaki iki okur aynı satırı tartışabilir olmuştur. Sonuç cümlesi bu ortaklığı adlandırmalıdır; A bunu yapar. C ve D, matbaanın başka yönlerine (kâğıt üretimi, makine hızı) geçtiği için son cümledeki ortak tartışma düşüncesini tamamlamaz. B, parçanın gidişine ters düşer; metin el yazmasının değerini değil, kopyalar arasındaki farklılığın yarattığı sorunu anlatmaktadır. E ise parçada hiç desteklenmeyen, bütün ülkeleri kapsayan bir genellemedir. Cevap A.

  13. Soru 13

    Zor

    (I) Açık kaynaklı bir yazılımın kodu herkese açıktır; isteyen inceleyebilir, isteyen değiştirebilir. (II) Bu açıklık, bir hatanın çok sayıda göz tarafından görülmesini ve kısa sürede giderilmesini sağlar. (III) Kullanıcı, bir güncelleme beklemek zorunda kalmadan programı kendi gereksinimine göre yeniden düzenleyebilir. (IV) Ücretli yazılımların çoğu, satın alındıktan sonra da düzenli güncelleme almaktadır. (V) Böylece yazılım, tek bir şirketin kararlarına ve o şirketin ayakta kalmasına bağlı olmaktan kurtulur. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    Parça baştan sona açık kaynaklı yazılımın sağladığı olanakları sıralar: kodun açık olması (I), hataların çok gözle görülmesi (II), kullanıcının programı kendine göre düzenleyebilmesi (III) ve bunun sonucunda tek bir şirkete bağımlı kalınmaması (V). IV ise ücretli yazılımların güncelleme düzeninden söz ederek konuyu değiştirir; açık kaynağın bir özelliğini anlatmadığı gibi V’teki “böylece” bağlacının dayanacağı bir bilgi de vermez. V’in “Böylece” diye başlaması, kendisinden önce açık kaynakla ilgili bir olanağın anlatılmış olmasını gerektirir; bu da III’tür. Cevap D.

Sponsorlu