KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Ses Olayları — Test 11

KPSS Türkçe dersinin Ses Olayları konusundan 8 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 158 soru kitap sırasına göre 11 teste bölünmüştür; bu sayfa 11. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

1 kolay3 orta4 zor

  1. Soru 1

    Kolay

    Aşağıdaki sözcüklerden hangisi ünlüyle başlayan bir ek aldığında sonundaki sert ünsüz yumuşamaz?

    • A)çelik
    • B)dolap
    • C)kanat
    • D)sepet
    • E)ağaç
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — sepet

    Ünsüz yumuşaması (ötümlüleşme), "p, ç, t, k" ile biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde bu seslerin sırasıyla "b, c, d, ğ"ye dönüşmesidir. "çelik" sözcüğü "çeliği", "dolap" sözcüğü "dolabı", "kanat" sözcüğü "kanadı", "ağaç" sözcüğü de "ağacı" biçimine girer; dördünde de yumuşama gerçekleşir. "sepet" ise ek aldığında "sepeti" olarak kalır, sonundaki "t" korunur. Bu nedenle yumuşamaya uğramayan tek sözcük "sepet"tir. Cevap D.

  2. Soru 2

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesine (sertleşmesine) uğramış iki sözcük bir arada bulunmaktadır?

    • A)Ağaçtan düşen elmaları tek tek sepete topladık.
    • B)Sınıftaki öğrenciler kitapçıdan yeni defter aldı.
    • C)Kitapları rafa dizdikten sonra odayı havalandırdık.
    • D)Çocuklar, maçtan sonra doğruca evlerine döndü.
    • E)Yolculuk boyunca hiç konuşmadan pencereden dışarıyı izledi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Sınıftaki öğrenciler kitapçıdan yeni defter aldı.

    Ünsüz benzeşmesi, sert ünsüzle biten sözcüğe gelen "c, d, g" başlı ekin "ç, t, k"ye dönüşmesidir. B'de iki sözcükte birden görülür: "sınıf + -da → sınıftaki" ve "kitap + -cı → kitapçıdan". C'de yalnız "dizdikten" (dizdik + -den) bu olaya uğramıştır; "kitapları" ve "odayı" sözcüklerinde benzeşme yoktur. D'de de tek örnek vardır: "maç + -dan → maçtan". E'deki "yolculuk" sözcüğünde kök yumuşak ünsüzle bittiği için ek sertleşmemiştir. Cevap B.

  3. Soru 3

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birbirinden farklı üç ses olayı bir arada bulunmaktadır?

    • A)Yağmur başlayınca hepimiz saçağın altına sığındık.
    • B)Çocuk, ağzındaki lokmayı yutup kitabını çantasına koydu.
    • C)Kardeşim, deftere yazdığını okuyup uzun uzun gülümsedi.
    • D)Öğretmen, sınıftaki kitapları rafa dizip listeyi imzaladı.
    • E)Sıcaktan bunalan işçiler gölgeye doğru çekilmişti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Çocuk, ağzındaki lokmayı yutup kitabını çantasına koydu.

    B'de üç ayrı olay vardır: "ağzındaki" sözcüğünde ünlü düşmesi (ağız → ağzı), "kitabını" sözcüğünde ünsüz yumuşaması (p → b), "lokmayı" ve "çantasına" sözcüklerinde kaynaştırma ünsüzü (y, s). A'da yalnız iki olay vardır: "başlayınca" kaynaştırma, "saçağın" ünsüz yumuşaması. D'de de iki olay bulunur: "sınıftaki" ünsüz benzeşmesi, "listeyi" kaynaştırma. E'de "sıcaktan" ve "işçiler" sözcüklerindeki olay aynı türdendir (ünsüz benzeşmesi), buna "gölgeye" sözcüğündeki kaynaştırma eklenince yine iki tür çıkar. Cevap B.

  4. Soru 4

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, türetilirken kökündeki bir ünsüzü yitiren bir sözcük kullanılmıştır?

    • A)Kucağındaki minicik kedi yol boyunca uyudu.
    • B)Sıcak çorbayı içince biraz olsun kendimize geldik.
    • C)Kapının önünde kısacık bir konuşma yapabildik.
    • D)Yağmurdan sonra hava birdenbire serinledi.
    • E)Dedem, ufak tefek işleri hep kendisi yapardı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Kucağındaki minicik kedi yol boyunca uyudu.

    Ünsüz düşmesi, bir sözcük türetilirken kökteki ünsüzün yitirilmesidir: "minik" sözcüğü "-cik" ekini alırken sonundaki "k" düşmüş ve "minicik" biçimi ortaya çıkmıştır. C'deki "kısacık" sözcüğü buna benzer görünse de "kısa" kökü ünlüyle bittiği için düşen bir ünsüz yoktur. E'deki "ufak" ve B'deki "sıcak" sözcükleri yalın hâlde kullanılmıştır; ünsüz düşmesi ancak "ufacık", "sıcacık" gibi türetilmiş biçimlerde görülürdü. D'deki "serinledi" sözcüğünde de kökten düşen bir ses yoktur. A'daki "kucağındaki" sözcüğünde görülen olay ise ünsüz yumuşamasıdır, sorulan olay değildir. Cevap A.

  5. Soru 5

    Zor

    Ulama, ünsüzle biten bir sözcüğün son sesinin kendisinden sonra gelen ünlüyle başlayan sözcüğe bağlanarak okunmasıdır; kaynaştırma ise iki ünlünün arasına "y, ş, s, n" seslerinden birinin girmesidir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu iki ses olayı bir arada bulunur?

    • A)Dolaptan çıkardığı kazağı özenle katladı.
    • B)Bütün gün evde oturup kitap okudu.
    • C)Annem, çorbaya biraz daha tuz koydu.
    • D)Rüzgâr bütün gece pencereleri dövdü.
    • E)Sabah erkenden kapıyı açıp bahçeye indik.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Sabah erkenden kapıyı açıp bahçeye indik.

    E'de "Sabah erkenden" söyleyişinde "h" sesi sonraki ünlüye bağlanarak okunur; bu ulamadır. Aynı cümledeki "kapıyı" ve "bahçeye" sözcüklerinde ise iki ünlü arasına "y" kaynaştırma ünsüzü girmiştir. B'de "gün evde" ve "kitap okudu" söyleyişlerinde ulama vardır ama kaynaştırma ünsüzü yoktur. C'de "çorbaya" sözcüğünde kaynaştırma vardır; buna karşılık hiçbir sözcük ünsüzle bitip sonrakine bağlanmadığı için ulama yoktur. A ve D'de ise bu olayların ikisi de bulunmaz. Cevap E.

  6. Soru 6

    Orta

    Bazı alıntı sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldığında ya da "etmek" yardımcı fiiliyle birleştiğinde sonlarındaki ünsüz ikizleşir. Bu ses olayının görülmediği cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Dedem, gençliğinde tıp okumak istediğini anlatırdı.
    • B)Yıllar önce yaşananları çoktan affettiğini söyledi.
    • C)Bütün sınıfın kendisini haklı bulduğunu zannediyordu.
    • D)Toplantıda konuşulanların sırrını kimseye açmadı.
    • E)Bu karar hakkında günlerce düşünüp taşındı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Dedem, gençliğinde tıp okumak istediğini anlatırdı.

    Söz konusu olay ünsüz türemesidir (ikizleşme): af-etmek → affettiğini (B), zan-etmek → zannediyordu (C), sır + -ı → sırrını (D), hak + -ı + -nda → hakkında (E). Bu dört cümlede sözcüğün sonundaki ünsüz gerçekten ikizleşmiştir. A'da ise "tıp" sözcüğü ek almadan, yalın hâlde kullanıldığı için cümlede ikizleşme gerçekleşmemiştir; bu sözcük ünlüyle başlayan bir ek alsaydı "tıbbı" biçimine girecekti, ama cümledeki kullanımda böyle bir ek yoktur. A'daki "gençliğinde" ve "istediğini" sözcüklerinde görülen olay ünsüz yumuşamasıdır, ünsüz türemesi değildir. Cevap A.

  7. Soru 7

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerde tırnak içine alınan sözcüğün uğradığı ses olayı ayraç içinde belirtilmiştir. Bu belirlemelerden hangisi yanlıştır?

    • A)Küçük kız, "burnunu" mendiliyle sildi. (ünlü düşmesi)
    • B)Köşedeki "kitapçıdan" iki dergi aldım. (ünsüz benzeşmesi)
    • C)Arkadaşım okula yürüyerek "gidiyor". (ünlü daralması)
    • D)Rüzgâr, yerdeki "yaprağı" havaya savurdu. (ünsüz yumuşaması)
    • E)Babaannem hâlâ eski türküleri "söylüyor". (ünlü daralması)
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Arkadaşım okula yürüyerek "gidiyor". (ünlü daralması)

    "gidiyor" sözcüğü "git-" fiiline "-yor" eki getirilerek kurulmuştur; burada "t" sesi "d"ye dönüşmüştür, yani olay ünlü daralması değil ünsüz yumuşamasıdır. Fiilin kökünde daralacak geniş bir ünlü zaten yoktur. Buna karşılık E'de "söyle-" fiilinin geniş ünlüsü "-yor" ekinin etkisiyle daralmıştır (söyle- → söylüyor); bu eşleştirme doğrudur. A'da "burun" sözcüğü ek alırken ikinci hece ünlüsünü yitirmiş (ünlü düşmesi), B'de "-cı" eki sert ünsüzden sonra "-çı" olmuştur (ünsüz benzeşmesi); bunlar da doğrudur. Cevap C.

  8. Soru 8

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ek alırken ikinci hecesindeki dar ünlüyü yitiren bir sözcük kullanılmıştır?

    • A)Çocuk, elindeki kitabı sıranın üstüne bıraktı.
    • B)Gemi, limandan ayrılırken uzun uzun düdük çaldı.
    • C)Sabah erkenden kalkıp bahçedeki fidanları suladı.
    • D)Konuşmasını bitirince salondaki herkes alkışladı.
    • E)Yolcular, şehrin ışıklarını uzaktan seçiyordu.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Yolcular, şehrin ışıklarını uzaktan seçiyordu.

    Sorulan olay ünlü düşmesidir (orta hece düşmesi): iki heceli bazı sözcükler ünlüyle başlayan ek aldığında ikinci hecedeki dar ünlüyü yitirir. E'de "şehir" sözcüğü "-in" ekini alınca "şehrin" olmuş, ikinci hecedeki "i" düşmüştür. A'daki "kitabı" sözcüğünde ünlü düşmesi değil ünsüz yumuşaması (p → b) vardır; bu iki olay sık karıştırılır. B, C ve D'deki "limandan", "bahçedeki", "salondaki" gibi sözcükler ise hiçbir ünlüsünü yitirmemiştir. Cevap E.

Sponsorlu