KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Anayasal Kavramlar ve Anayasa Tarihi — Test 9

KPSS Vatandaşlık dersinin Anayasal Kavramlar ve Anayasa Tarihi konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 144 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 9. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

Bu testteki sorular şu kavramları ölçüyor: 1961 Anayasası, Anayasa türleri ve kurucu iktidar, Kanun-i Esasi (1876) ve 1909 değişiklikleri, 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ve meclis hükûmeti, 1982 Anayasası ve değişiklik süreci, Parlamenter sistem, Tanzimat Fermanı (1839, Gülhane Hatt-ı Hümayunu), Islahat Fermanı (1856). Bu kavramların kartları konu anlatımında; her kartın altında bu ve benzeri sorular, karıştırılan noktalar ve sınav ipuçları var.

3 kolay7 orta5 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Nispi temsil uygulanan bir seçim çevresinden 4 milletvekili çıkarılacaktır. Geçerli oyların dağılımı X partisi 120.000, Y partisi 72.000, Z partisi 45.000 biçimindedir. Barajın uygulanmadığı ve d'Hondt yönteminin kullanıldığı bu seçimde milletvekilliklerinin partilere dağılımı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)X: 3, Y: 1, Z: 0
    • B)X: 2, Y: 2, Z: 0
    • C)X: 1, Y: 1, Z: 2
    • D)X: 2, Y: 0, Z: 2
    • E)X: 2, Y: 1, Z: 1
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — X: 2, Y: 1, Z: 1

    d'Hondt yönteminde her partinin oyu sırasıyla 1, 2, 3, 4'e bölünür ve elde edilen bölümler büyükten küçüğe sıralanarak çıkarılacak milletvekili sayısı kadarı seçilir. X için 120.000 – 60.000 – 40.000 – 30.000; Y için 72.000 – 36.000 – 24.000 – 18.000; Z için 45.000 – 22.500 – 15.000 – 11.250 elde edilir. En büyük dört bölüm 120.000 (X), 72.000 (Y), 60.000 (X) ve 45.000 (Z) olduğundan X 2, Y 1, Z 1 milletvekili kazanır. A seçeneği Z'nin 45.000'lik ilk bölümünün X'in üçüncü bölümü olan 40.000'den büyük olduğunu gözden kaçırır; B ise Y'nin ikinci bölümünün (36.000) sıralamada beşinci sıraya bile giremediğini fark etmez. Cevap E.

  2. Soru 2

    Orta

    1961 Anayasası'nı hazırlayan Kurucu Meclisin oluşumu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyinden oluşan iki kanatlı bir yapıydı.
    • B)Genel seçimle belirlenen tek meclisli bir yapıydı ve metni doğrudan kabul etti.
    • C)Temsilciler Meclisi ile Millî Birlik Komitesinden oluşan iki kanatlı bir yapıydı.
    • D)Görevdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendisi kurucu meclis olarak çalıştı.
    • E)Yargı organlarının belirlediği uzmanlardan oluşan bir komisyon biçimindeydi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Temsilciler Meclisi ile Millî Birlik Komitesinden oluşan iki kanatlı bir yapıydı.

    1961 Anayasası, Temsilciler Meclisi ile Millî Birlik Komitesinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlanıp kabul edilmiş, ardından 9 Temmuz 1961'de halkoyuna sunularak kabul edilmiştir; böylece Türk anayasa tarihinde halkoylamasıyla kabul edilen ilk anayasa olmuştur. A yanlıştır; Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis 1982 Anayasası'nı hazırlamıştır, iki süreç sıklıkla karıştırılır. B ve D yanlıştır; metin genel seçimle gelen bir meclis ya da olağan TBMM tarafından değil, olağanüstü bir kurucu meclis tarafından yapılmıştır. E de yanlıştır; hazırlık çalışmalarında bilim kurullarından yararlanılmış olsa da anayasayı kabul eden organ Kurucu Meclistir. Cevap C.

  3. Soru 3

    Kolay

    Bir ülkede mevcut anayasal düzen tümüyle ortadan kalktıktan sonra, yürürlükteki hiçbir pozitif hukuk kuralıyla bağlı olmaksızın yeni bir anayasa yapan iktidar için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Talî (türev) kurucu iktidar
    • B)Aslî kurucu iktidar
    • C)Kurulmuş iktidar
    • D)Olağanüstü hâl yetkisi
    • E)Yasama yetkisi
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Aslî kurucu iktidar

    Aslî kurucu iktidar, bir hukuk boşluğunda (devrim, savaş, bağımsızlık gibi bir kopuş sonrasında) yeni bir anayasa yapan ve pozitif hukukla bağlı olmayan iktidardır. Talî kurucu iktidar ise yürürlükteki anayasanın kendi öngördüğü usulle (1982 Anayasası bakımından m.175) sınırlı biçimde değişiklik yapan iktidar olduğundan A yanlıştır; talî kurucu iktidar m.4'teki değiştirilemez hükümlerle de bağlıdır. Kurulmuş iktidarlar anayasanın kurduğu yasama, yürütme ve yargı organlarıdır; anayasa yapmazlar, anayasadan yetki alırlar, bu yüzden C ve E de yanlıştır. Olağanüstü hâl yetkisi ise anayasa içinde düzenlenmiş geçici bir yürütme yetkisidir, anayasa yapma kudreti değildir. Cevap B.

  4. Soru 4

    Orta

    1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda 29 Ekim 1923'te yapılan değişiklikle getirilen düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunun yazılması ve Cumhurbaşkanlığı makamının kurulması
    • B)Saltanatın kaldırılarak padişahlık makamına ilişkin bütün hükümlerin metinden çıkarılması
    • C)Halifeliğin kaldırılması ve din işlerinin yürütülmesinin ayrı bir başkanlığa bırakılması
    • D)Yasama organının Mebusan ve Ayan olmak üzere iki meclis biçiminde örgütlenmesi
    • E)Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının anayasa düzeyinde tanınması
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunun yazılması ve Cumhurbaşkanlığı makamının kurulması

    29 Ekim 1923 tarihli değişiklikle 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun 1. maddesine 'Türkiye Devleti'nin şekl-i hükûmeti Cumhuriyettir' hükmü eklenmiş, ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamı kurularak Cumhurbaşkanının TBMM üyeleri arasından seçileceği ve Başvekili tayin edeceği düzenlenmiştir. Saltanat, bu değişiklikten önce 1 Kasım 1922'de TBMM kararıyla kaldırılmıştır, dolayısıyla B bu değişikliğin getirdiği bir yenilik değildir. Halifelik ise 3 Mart 1924 tarihli ayrı bir kanunla kaldırıldığından C de yanlıştır. Çift meclisli yapı Osmanlı Kanun-i Esasi'sinin özelliğidir, 1921 düzeninde tek meclis vardır; kadınlara seçme ve seçilme hakkı da 1934 yılında 1924 Anayasası döneminde tanınmıştır. Cevap A.

  5. Soru 5

    Kolay

    1808'de imzalanan Sened-i İttifak ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Halka temel hak ve hürriyetler tanıyan ilk yazılı anayasa metni niteliğindedir.
    • B)Padişahın yetkilerini âyanlar karşısında sınırlandıran ilk belge sayılır.
    • C)Bir temsilciler meclisi olan Meclis-i Mebusan'ın kurulmasını öngörmüştür.
    • D)Bütün tebaa için kanun önünde eşitlik ilkesini ilk kez düzenlemiştir.
    • E)II. Abdülhamit döneminde ilan edilerek yürürlüğe konulmuştur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Padişahın yetkilerini âyanlar karşısında sınırlandıran ilk belge sayılır.

    Sened-i İttifak, 1808'de II. Mahmut ile taşradaki âyanlar arasında yapılmış ve padişahın iktidarını ilk kez bir belgeyle, karşı taraf lehine sınırlandırmıştır; bu nedenle Türk anayasal gelişmelerinin başlangıcı kabul edilir. Belge halka değil âyanlara güvence verdiği ve bir anayasa metni olmadığı için A yanlıştır. Bir temsilciler meclisi öngörmediğinden C, kanun önünde eşitliğe ilişkin düzenleme içermediğinden D yanlıştır; kanun önünde eşitliğe yönelik ilk güvenceler 1839 Tanzimat ve 1856 Islahat fermanlarıyla gelmiştir. Sened-i İttifak II. Mahmut dönemine ait olduğu için E de yanlıştır. Cevap B.

  6. Soru 6

    Kolay

    1876 Kanun-i Esasi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan etmiştir.
    • B)Hükûmetin meclise karşı sorumlu olduğu bir düzen kurmuştur.
    • C)Kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen bir mahkeme kurmuştur.
    • D)Osmanlı Devleti'nin ilk yazılı anayasası olup I. Meşrutiyet'i başlatmıştır.
    • E)Serbest seçimle gelen bir kurucu meclisçe hazırlanıp halkoylamasına sunulmuştur.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — Osmanlı Devleti'nin ilk yazılı anayasası olup I. Meşrutiyet'i başlatmıştır.

    1876'da II. Abdülhamit döneminde ilan edilen Kanun-i Esasi, Osmanlı Devleti'nin ilk yazılı anayasasıdır ve I. Meşrutiyet dönemini başlatmıştır. Bu metinde egemenlik padişaha ait olduğundan ve millet egemenliği ilkesi ilk kez 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yer aldığından A yanlıştır. Vekiller padişaha karşı sorumlu tutulmuş, meclise karşı sorumluluk ancak 1909 değişiklikleriyle getirilmiş olduğundan B de yanlıştır. Anayasa yargısı Türkiye'de ilk kez 1961 Anayasası'yla kurulduğu için C, metin padişahın iradesiyle hazırlanıp ilan edildiği için E yanlıştır. Cevap D.

  7. Soru 7

    Orta

    Devlet kavramının unsurlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A)Devletin varlığı için sınırları belirlenmiş bir ülkeye ihtiyaç bulunmaktadır.
    • B)Devletin insan unsuru, ülkede sürekli biçimde yaşayan insan topluluğudur.
    • C)Devletin kurucu unsurlarından biri de yazılı bir anayasaya sahip olmasıdır.
    • D)Egemenlik, devlet iktidarının üstünlüğünü ve bağımsızlığını ifade etmektedir.
    • E)Devlet, kamu gücünü kullanan ve tüzel kişiliği bulunan bir örgütlenmedir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Devletin kurucu unsurlarından biri de yazılı bir anayasaya sahip olmasıdır.

    Devletin kurucu unsurları ülke, insan topluluğu ve egemenliktir; yazılı bir anayasanın bulunması bu unsurlar arasında sayılmaz. Nitekim Birleşik Krallık tek bir yazılı anayasa metnine sahip olmadığı hâlde bir devlettir, dolayısıyla C söylenemez. A ve B devletin toprak ve insan unsurlarının tanımıdır. Egemenliğin içeride üstünlük, dışarıda bağımsızlık anlamına gelmesi ise egemenlik unsurunun klasik tanımı olduğundan D doğrudur; devletin kamu gücü kullanan bir kamu tüzel kişisi olması da tartışmasız olduğundan E de doğrudur. Cevap C.

  8. Soru 8

    Orta

    1982 Anayasası'nın 6. maddesinde düzenlenen egemenlik anlayışıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir; kaynağını Anayasadan almayan yetki kullanılamaz.
    • B)Egemenlik, doğrudan doğruya ve yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi eliyle kullanılır.
    • C)Egemenliğin kullanılması, gerekli görüldüğünde belli bir zümreye veya sınıfa bırakılabilir.
    • D)Devlet yetkisi, Anayasa dışındaki kaynaklardan da elde edilip kullanılabilmektedir.
    • E)Millet, egemenliğini yalnızca seçimler yoluyla kullanır; halkoylaması bir yol değildir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir; kaynağını Anayasadan almayan yetki kullanılamaz.

    1982 Anayasası m.6, egemenliğin kayıtsız şartsız Milletin olduğunu, Türk Milletinin egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullandığını ve hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağını düzenler. Aynı madde egemenliğin kullanılmasının hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağını söylediğinden C, kaynağını Anayasadan almayan yetki kullanımını yasakladığından D yanlıştır. Egemenliği tek bir organa bağlayan B de yanlıştır; yetkili organlar Meclis, Cumhurbaşkanı ve bağımsız mahkemelerdir. Anayasa m.175'te anayasa değişikliklerinin halkoylamasına sunulması düzenlendiği için E de kabul edilemez. Cevap A.

  9. Soru 9

    Zor

    Başkanlık sistemi ile parlamenter sistem karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Parlamenter sistemde yürütmenin başı halk tarafından doğrudan seçilmektedir.
    • B)Başkanlık sisteminde yürütmenin göreve başlaması yasamanın güvenoyuna bağlıdır.
    • C)Parlamenter sistemde yürütme tek başlı, başkanlık sisteminde ise iki başlıdır.
    • D)Başkanlık sisteminde yasama organı başkanı gensoru yoluyla görevden alabilir.
    • E)Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı sert, parlamenter sistemde yumuşaktır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı sert, parlamenter sistemde yumuşaktır.

    Başkanlık sisteminde yürütmenin başı halk tarafından belirli bir süre için seçilir, yasamaya karşı siyasi sorumluluğu yoktur ve organlar birbirinin varlığına son veremez; bu sert kuvvetler ayrılığıdır. Parlamenter sistemde ise hükûmet yasamanın içinden çıkar, güvenoyuna dayanır ve güvensizlik oyuyla düşürülebilir; organlar arasında işbirliği bulunduğu için ayrılık yumuşaktır. Yürütmenin halk tarafından seçilmesi başkanlık sisteminin özelliği olduğundan A, güvenoyu şartı parlamenter sisteme ait olduğundan B yanlıştır. Parlamenter sistemde yürütme devlet başkanı ve hükûmet olarak iki başlı, başkanlık sisteminde tek başlı olduğu için C tersinden kurulmuştur; gensoru da parlamenter sisteme özgü bir denetim aracı olduğundan D yanlıştır. Cevap E.

  10. Soru 10

    Orta

    Anayasaların yazılı ve yazısız (teamüli) anayasa biçiminde sınıflandırılmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Yazısız anayasa düzeninin bulunduğu ülkelerde hiçbir yazılı hukuk metni yer almaz.
    • B)Yazılı anayasalar ancak halkoylamasıyla kabul edilebilen metinler olarak görülür.
    • C)Yazısız anayasa düzeninde temel kurallar örf, âdet ve teamüllerle oluşmaktadır.
    • D)Yazılı anayasaya sahip devletlerde anayasal teamüller hiçbir rol oynamamaktadır.
    • E)Türkiye'de 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu yazısız anayasa niteliği taşımaktadır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yazısız anayasa düzeninde temel kurallar örf, âdet ve teamüllerle oluşmaktadır.

    Yazısız anayasa, devletin temel kuruluşuna ilişkin kuralların tek bir yazılı metinde toplanmayıp örf, âdet ve teamüllerle oluştuğu düzeni anlatır; klasik örneği Birleşik Krallık'tır. Bu ülkede Magna Carta ve Haklar Bildirgesi gibi yazılı belgeler bulunduğu için A yanlıştır; yazısız olan, tek ve sistematik bir anayasa metninin yokluğudur. Yazılı anayasalar kurucu meclis kararıyla, meclis kararıyla ya da halkoylamasıyla kabul edilebildiğinden B yanlıştır; yazılı anayasalı ülkelerde de teamüller uygulamayı etkilediğinden D kabul edilemez. 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kısa da olsa yazılı bir metin olduğundan E yanlıştır. Cevap C.

  11. Soru 11

    Zor

    Türk anayasa tarihindeki metinlerin değiştirilme usulü bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)1876 Kanun-i Esasi, değiştirilme usulü bakımından yumuşak bir anayasa niteliğindedir.
    • B)1924 Anayasası, âdi kanunlarla tamamen aynı usul izlenerek değiştirilebilmekteydi.
    • C)1961 Anayasası, kendi değiştirilmesi için hiçbir nitelikli çoğunluk öngörmemişti.
    • D)1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu özel bir değiştirme usulü öngörmediği için yumuşaktır.
    • E)1982 Anayasası, değiştirilmesi kanunlarla aynı usule bağlı olduğundan yumuşak sayılır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu özel bir değiştirme usulü öngörmediği için yumuşaktır.

    Bir anayasanın sert (katı) sayılması, değiştirilmesinin olağan kanunlardan farklı ve ağırlaştırılmış bir usule bağlanmasına bağlıdır. 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kendi değiştirilmesi için özel bir usul öngörmemiş, olağan kanun yapma usulüyle değiştirilmiştir; bu yüzden yumuşak anayasa örneğidir. 1876 Kanun-i Esasi değişiklik için özel ve ağırlaştırılmış bir yol öngördüğünden A yanlıştır. 1924 Anayasası m.102 değişiklik teklifi için üye tam sayısının üçte birini, kabul için üçte ikisini aradığından B, 1961 Anayasası m.155 de teklifte üçte bir, kabulde üçte iki çoğunluk şartı koyduğundan C yanlıştır. 1982 Anayasası m.175 teklif için üçte bir, kabul için beşte üç çoğunluk ve gizli oy şartı getirdiğinden E de yanlıştır. Cevap D.

  12. Soru 12

    Zor

    Kurucu iktidar bakımından aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?

    • A)Tali kurucu iktidar anayasanın çizdiği sınırlar içinde, asli kurucu iktidar sınırsız işler.
    • B)Tali kurucu iktidar, yürürlükteki anayasanın değiştirilemez maddelerini de değiştirebilmektedir.
    • C)Asli kurucu iktidar yalnızca mevcut anayasada değişiklik yapar, yeni bir anayasa yapamaz.
    • D)Tali kurucu iktidarın kullanılması, olağan kanun yapma usulünün aynısına tabi tutulmuştur.
    • E)Asli kurucu iktidarın kullanımı her durumda halkoylamasıyla sonuçlanmak zorundadır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Tali kurucu iktidar anayasanın çizdiği sınırlar içinde, asli kurucu iktidar sınırsız işler.

    Asli kurucu iktidar, mevcut anayasal düzenin ortadan kalkmasının ardından yürürlükteki pozitif hukukla bağlı olmaksızın yeni bir anayasa yapan iktidardır; tali kurucu iktidar ise yürürlükteki anayasanın kendisine çizdiği yetki, usul ve konu sınırları içinde değişiklik yapabilen iktidardır. Bu sınırların somut örneği 1982 Anayasası m.4'tür: ilk üç maddenin değiştirilmesi ve değiştirilmesinin teklif edilmesi yasaklandığından B yanlıştır. Tali kurucu iktidar yeni anayasa yapmaz, asli kurucu iktidar ise yeni anayasa yapar; bu nedenle C tersinden kurulmuştur. Anayasa m.175 değişiklik için kanunlardan farklı çoğunluk ve usul öngördüğünden D, asli kurucu iktidarın ürünü kurucu meclis kararıyla da yürürlüğe girebildiğinden E yanlıştır. Cevap A.

  13. Soru 13

    Orta

    1839 Tanzimat Fermanı ile 1856 Islahat Fermanı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Tanzimat Fermanı bir anayasa niteliğinde olup yargısal denetim düzeni kurmuştur.
    • B)Islahat Fermanı, gayrimüslim tebaanın hukuki durumuna ilişkin düzenleme içermez.
    • C)Her iki ferman da serbest seçimle gelen bir kurucu meclis tarafından hazırlanmıştır.
    • D)Tanzimat Fermanı, padişahın yetkilerini seçimle gelen bir temsilciler meclisi karşısında sınırlamıştır.
    • E)Tanzimat Fermanı can, mal ve ırz güvenliği ile vergi adaletine ilişkin güvenceler getirmiştir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Tanzimat Fermanı can, mal ve ırz güvenliği ile vergi adaletine ilişkin güvenceler getirmiştir.

    Gülhane Hatt-ı Hümayunu olarak da bilinen 1839 Tanzimat Fermanı, tebaanın can, mal, ırz ve namus güvenliğini, vergilerin herkesin gücüne göre alınmasını ve yargılanmadan cezalandırılmama güvencesini ilan etmiştir. Ferman bir anayasa metni olmadığı ve anayasa yargısı öngörmediği için A yanlıştır. Islahat Fermanı esas olarak gayrimüslim tebaanın durumunu iyileştirmeye yönelik düzenlemeler getirdiğinden B yanlıştır. Her iki ferman da padişahın tek yanlı iradesiyle ilan edilmiş olup bir kurucu meclis ürünü olmadığından C, ortada padişahın karşısında yetki kullanan bir temsilciler meclisi bulunmadığından D de yanlıştır. Cevap E.

  14. Soru 14

    Zor

    1876 Kanun-i Esasi'yle ilgili aşağıdaki öncüllerden hangisi ya da hangileri doğrudur? I. Yasama organı, Heyet-i Ayan ve Heyet-i Mebusan'dan oluşan iki kanatlı bir yapıdadır. II. Vekiller, görevlerinden dolayı Heyet-i Mebusan'a karşı siyasi bakımdan sorumludur. III. Padişaha, devletin güvenliğini bozduğu yönünde kanaat oluşan kişileri ülke dışına çıkarma yetkisi tanınmıştır.

    • A)Yalnız I
    • B)I ve III
    • C)I ve II
    • D)II ve III
    • E)I, II ve III
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — I ve III

    Kanun-i Esasi'de yasama organı Meclis-i Umumi adıyla, padişahın atadığı Heyet-i Ayan ile seçimle gelen Heyet-i Mebusan'dan oluşan iki kanatlı bir yapı olarak kurulmuştur; bu nedenle I doğrudur. Metnin 113. maddesi padişaha, hükûmetin güvenliğini bozduğu yönünde kanaat oluşan kişileri sürgün etme yetkisi tanıdığından III de doğrudur; bu yetki 1909 değişiklikleriyle kaldırılmıştır. II ise yanlıştır: 1876 metninde vekiller meclise değil padişaha karşı sorumluydu, hükûmetin meclise karşı sorumluluğu ancak 1909 değişiklikleriyle getirilmiştir. II yanlış olduğu için onu içeren C, D ve E elenir; III doğru olduğundan yalnız I diyen A da yanlıştır. Cevap B.

  15. Soru 15

    Orta

    1876 Kanun-i Esasi'de 1909 yılında yapılan değişikliklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A)Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilk kez bu değişikliklerle ilan edilmiştir.
    • B)Heyet-i Ayan kaldırılarak tek meclisli bir yasama organı yapısına geçilmiştir.
    • C)Hükûmet, görevi sebebiyle Heyet-i Mebusan'a karşı sorumlu duruma getirilmiştir.
    • D)Padişahın yasama süreciyle ilgili bütün yetkileri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.
    • E)Anayasanın değiştirilmesi, halkoylamasında kabul edilmesi şartına bağlanmıştır.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Hükûmet, görevi sebebiyle Heyet-i Mebusan'a karşı sorumlu duruma getirilmiştir.

    1909 değişiklikleri II. Meşrutiyet döneminde rejimi parlamenter sisteme yaklaştırmıştır: hükûmet Heyet-i Mebusan'a karşı sorumlu kılınmış, padişahın 113. maddedeki sürgün yetkisi kaldırılmış, mutlak veto geciktirici vetoya dönüştürülmüş ve meclisi dağıtma yetkisi koşullara bağlanmıştır. Millet egemenliği ilkesi ilk kez 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu m.1'de yer aldığı için A yanlıştır. İki kanatlı yapı korunduğundan B, padişaha geciktirici veto gibi yetkiler bırakıldığından D yanlıştır. Anayasa değişikliğinin halkoylamasına bağlanması Türk anayasa tarihinde ilk kez 1961 sürecinde görüldüğü için E de kabul edilemez. Cevap C.

Sponsorlu