KPSS Pusulası — Ana Sayfa

Çözümlü sorular · okuma modu

Sözcükte Anlam — Test 8

KPSS Türkçe dersinin Sözcükte Anlam konusundan 15 soru ve her birinin ayrıntılı çözümü. Konudaki 143 soru kitap sırasına göre 10 teste bölünmüştür; bu sayfa 8. testtir. Soruyu önce kendin çöz, ardından Çözümü göster'e dokunup doğru cevabı ve gerekçesini oku. Süre tutarak, şık işaretleyerek ve sonucunu kaydederek çözmek istersen interaktif testi başlat.

2 kolay8 orta5 zor

  1. Soru 1

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması bulunmamaktadır?

    • A)Toplantı salonu, konuşmacıyı uzun uzun alkışladı.
    • B)Rafların üzerindeki tozu sabahtan beri alıyordu.
    • C)Bu akşam evde Halit Ceyhan okuyacağım.
    • D)Şehir, ilk kar yağdığında sevinçle sokaklara döküldü.
    • E)Kışın soğuğunda mangalı yakıp çevresine oturduk.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — Rafların üzerindeki tozu sabahtan beri alıyordu.

    B'de sözcüklerin tümü gerçek anlamıyla kullanılmıştır; bir sözcük başka bir kavramın yerini tutmaz. E'de ise yanan, mangalın kendisi değil içindeki kömürdür; bu, iç-dış ilişkisine dayalı bir ad aktarmasıdır. C'de sanatçının adı yapıtları, A ve D'de yer adları oradaki insanlar yerine kullanılmıştır.

  2. Soru 2

    Zor

    Aşağıdaki deyimlerden hangisi yanlış açıklanmıştır?

    • A)ağzının payını vermek: haddini bildirecek sert bir karşılık vermek
    • B)kaşla göz arasında: gizli saklı biçimde çıkar sağlayacak işler çevirmek
    • C)hava atmak: sahip olduklarıyla gösteriş yapmak, çevresine caka satmak
    • D)çam devirmek: farkında olmadan karşısındakini kıracak bir söz söylemek
    • E)bam teline basmak: birinin en duyarlı olduğu konuya değinip öfkelendirmek
    Çözümü göster

    Doğru cevap: B — kaşla göz arasında: gizli saklı biçimde çıkar sağlayacak işler çevirmek

    "Kaşla göz arasında" deyimi, bir işin kimsenin fark edemeyeceği kadar kısa bir sürede olup bitmesini anlatır; B'de verilen "gizli saklı çıkar sağlamak" açıklaması yanlıştır. D'deki "çam devirmek" ise istemeden, farkında olmadan karşısındakini kıracak bir söz söylemek anlamına gelir ve doğru açıklanmıştır.

  3. Soru 3

    Orta

    Verilen cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?

    • A)Onun bu umursamaz tavrı hepimizin tepesini attırdı.
    • B)Aradığı işi bir türlü bulamayınca büsbütün eli kolu bağlandı.
    • C)Ne söylediysek dinlemedi, yine burnunun dikine gitti.
    • D)Sabahki tartışmadan sonra ikisi de akşama kadar surat astı.
    • E)Yeni aldığı kitabı akşam okumaya başladı ve gece yarısına doğru bitirdi.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Yeni aldığı kitabı akşam okumaya başladı ve gece yarısına doğru bitirdi.

    E'de sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmış, kalıplaşmış bir söze yer verilmemiştir; bu nedenle cümlede deyim yoktur. C'deki "burnunun dikine gitmek" ise kimseyi dinlemeden bildiğini yapmak anlamında kalıplaşmış bir deyimdir.

  4. Soru 4

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda yer almaktadır?

    • A)Şişenin boynu dar olduğundan su yavaş akıyordu.
    • B)Yolun dirseğinde buz gibi bir çeşme vardı.
    • C)Onun keskin zekâsı hepimizi şaşırtırdı.
    • D)Testerenin dişleri zamanla körelmişti.
    • E)Dağın sırtında kar hâlâ erimemişti.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Onun keskin zekâsı hepimizi şaşırtırdı.

    A, B, D ve E'de organ ve beden bölümü adları benzerlik yoluyla nesnelere aktarılmış, temel anlamla bağları sürdüğü için yan anlam kazanmıştır. C'de ise "keskin" sözcüğü kesici aletlerle ilgili temel anlamından tümüyle uzaklaşıp "çabuk ve derin kavrayan" anlamında kullanıldığından mecaz anlamdadır.

  5. Soru 5

    Zor

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eş anlamlı sözcükler bir arada yer almaktadır?

    • A)Eleştirmen, romanın kurgusunu oldukça başarılı bulmuş.
    • B)Bu öyküdeki kahramanın serüveni, okuru sayfalar boyunca derinden etkiliyor.
    • C)Yazarın bu romandaki biçemi, ilk kitabındaki üslubundan çok uzak değil.
    • D)Şiirin son dizesi okurun aklında uzun süre kalıyor.
    • E)Kitabın kapağındaki resim, içeriğiyle uyumlu görünüyor.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Yazarın bu romandaki biçemi, ilk kitabındaki üslubundan çok uzak değil.

    "Biçem" ile "üslup", bir sanatçının anlatım özelliğini karşılayan eş anlamlı sözcüklerdir; C'de ikisi aynı cümlede kullanılmıştır. B'deki "öykü" ile "serüven" arasında ise eş anlamlılık değil, kapsam ilişkisi vardır; serüven öykünün konusudur, karşılığı değildir.

  6. Soru 6

    Orta

    Aşağıda verilen cümlelerin hangisinde deyim, anlamına uygun kullanılmamıştır?

    • A)Toplantı boyunca konuşmacının söylediklerine göz kulak oldu.
    • B)Sınav sonuçları açıklanana kadar hepimiz diken üstünde bekledik.
    • C)Aylarca uğraştığı proje iptal edilince bütün emeği boşa gitti.
    • D)Amcam gençliğinde çok gezmiş, görmüş geçirmiş bir insandır.
    • E)Öğretmeninin sözlerinden sonra derslerine dört elle sarıldı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Toplantı boyunca konuşmacının söylediklerine göz kulak oldu.

    A seçeneğinde "göz kulak olmak" deyimi "birini/bir şeyi korumak, gözetmek" anlamındadır; burada söylenenleri dikkatle dinlemek anlatıldığı için "kulak vermek" denmeliydi. Diğer seçeneklerde deyimler anlamlarına uygun kullanılmıştır.

  7. Soru 7

    Zor

    Verilen atasözü çiftlerinden hangisinde iki atasözü anlamca birbirine en yakındır?

    • A)Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. / Boş çuval ayakta durmaz.
    • B)İt ürür, kervan yürür. / Emek olmadan yemek olmaz.
    • C)Sakınan göze çöp batar. / Çürük tahta çivi tutmaz.
    • D)Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. / Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
    • E)Öfkeyle kalkan zararla oturur. / Keskin sirke küpüne zarar verir.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Öfkeyle kalkan zararla oturur. / Keskin sirke küpüne zarar verir.

    E'deki iki atasözü de öfkenin ve aşırı sertliğin asıl zararı kişinin kendisine vereceğini anlatır; birincisi öfkeyle alınan kararın zararla sonuçlandığını, ikincisi hırçın kişinin önce kendini yıprattığını söyler. A'da ise "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar." yalanın er geç ortaya çıkacağını, "Boş çuval ayakta durmaz." karnı aç olanın iş göremeyeceğini bildirir; bu ikisi arasında anlam yakınlığı yoktur.

  8. Soru 8

    Orta

    Bahçemizde birçok (I) gül ile (II) lale yetişir; annem bu (III) bitkileri her sabah sular. Komşumuz balkonundaki (IV) menekşeleri, kardeşim ise saksıdaki (V) sardunyayı ihmal eder. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi diğerlerini kapsayan en genel anlamlı sözcüktür?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — III

    "Bitki" sözcüğü gül, lale, menekşe ve sardunyanın tümünü içine alan üst kavramdır; bu nedenle en genel anlamlı sözcüktür. I, II, IV ve V ise "bitki"nin kapsamına giren türleri gösterdiği için özel anlamlıdır.

  9. Soru 9

    Orta

    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde deyim, anlamına uygun kullanılmamıştır?

    • A)Yıllardır görmediği dostunu karşısında görünce ağzı açık kaldı.
    • B)Bütün itirazlara karşın kararından dönmedi, sonuna kadar ayak diredi.
    • C)Yeni gelen memur, kısa sürede çalışkanlığıyla müdürün gözüne girdi.
    • D)Uzun bir sessizlikten sonra ağzından baklayı çıkardı ve gerçeği anlattı.
    • E)Vitrindeki elbiseyi çok beğendi, uzun uzun içini döktü.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Vitrindeki elbiseyi çok beğendi, uzun uzun içini döktü.

    "İçini dökmek", sıkıntılarını ve gizli duygularını birine anlatarak rahatlamak demektir. E'de bir elbiseyi beğenip seyretmek anlatıldığı için deyim anlamına uygun kullanılmamıştır; burada "gözünü alamamak" gibi bir söz beklenirdi. D'deki "ağzından baklayı çıkarmak" ise uzun süre sakladığı bir gerçeği sonunda söylemek anlamındadır ve cümleye tam olarak uymaktadır.

  10. Soru 10

    Orta

    Köyün (I) küçük okulunda (II) genç bir öğretmen çalışıyordu. (III) Dar sınıflarda ders veren bu öğretmenin (IV) güzel bir sesi vardı; çocuklara (V) uzun türküler öğretirdi. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi nitel anlamda kullanılmıştır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    "Güzel" sözcüğü sesin ölçülemeyen, kişiden kişiye değişen bir özelliğini bildirdiği için nitel anlamdadır. I, II, III ve V'teki "küçük", "genç", "dar" ve "uzun" ise büyüklük, yaş, genişlik ve süre gibi ölçülebilir özellikleri gösterdiğinden nicel anlam taşır.

  11. Soru 11

    Orta

    Dedemin köy evinde sabahlar hep aynı seslerle başlardı. Damdaki kuşlar (I) cıvıldarken avludaki tavuklar bir yandan (II) gıdaklar, ahırdan yükselen (III) böğürtü bu koroya karışırdı. Dedem, dışarıdaki bu (IV) telaşı duyunca sofrayı kurmaya girişir, bizi seslenerek uyandırırdı. Ben ise yorganın altından hemen çıkmaz, ocaktaki çaydanlığın (V) fıkırtısını yatağımdan dinlerdim. Yıllar geçti; o sesleri hâlâ aynı sırayla hatırlıyorum. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi yansıma bir sözcük değildir?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: D — IV

    "Cıvıldamak", "gıdaklamak", "böğürtü" ve "fıkırtı" doğadaki sesleri taklit eden köklerden türemiş yansıma sözcüklerdir. IV numaralı "telaş" ise bir sesi değil, bir durumu ve duyguyu karşılar; bu nedenle yansıma değildir. Yansıma sözcüğün ölçütü ikileme ya da ses çağrışımı değil, doğrudan bir sesi taklit etmesidir.

  12. Soru 12

    Orta

    Verilenlerin hangisinde altı çizili söz bir deyim değildir?

    • A)Bu ağır sorumluluğu taşıyamayacağını anlayınca havlu attı.
    • B)Beklenmedik bir kar yağışı yüzünden bütün planlarımız suya düştü.
    • C)Öğrenciler sınav sonuçlarını günlerdir merakla bekliyordu.
    • D)Yeni sezon başlayınca mahalledeki terzinin işi başından aşkındı.
    • E)Ortağının kendisini kandırdığını öğrenince eli böğründe kaldı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: C — Öğrenciler sınav sonuçlarını günlerdir merakla bekliyordu.

    C'deki "merakla beklemek" sözü kalıplaşmış değildir; sözcükler gerçek anlamlarını korumaktadır, bu nedenle deyim sayılmaz. A'daki "havlu atmak" ise mücadeleyi bırakıp yenilgiyi kabul etmek anlamında kalıplaşmış bir deyimdir.

  13. Soru 13

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerden hangisinde deyim kullanılmamıştır?

    • A)Yağmur, sabahın erken saatlerinde başladı ve öğlene kadar sürdü.
    • B)Beklediği kabul mektubunu alınca dünyalar onun oldu.
    • C)Söylediklerine kimse aldırmadı, herkes onu kulak ardı etti.
    • D)Uzun bir aradan sonra sahneye çıkınca yüreği ağzına geldi.
    • E)Sabahtan beri koşuşturmaktan ayakta duracak hâli kalmamıştı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — Yağmur, sabahın erken saatlerinde başladı ve öğlene kadar sürdü.

    A seçeneğindeki bütün sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır; cümlede kalıplaşmış bir söz öbeği bulunmadığı için deyim yoktur. C'deki "kulak ardı etmek" (söyleneni önemsemeyip dikkate almamak) ve D'deki "yüreği ağzına gelmek" (çok heyecanlanmak, korkmak) ise birer deyimdir.

  14. Soru 14

    Kolay

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmamıştır?

    • A)Dere, taşların arasından şırıl şırıl akıp gidiyordu.
    • B)Kapı, rüzgârın etkisiyle güm diye kapandı.
    • C)Mutfaktan tabakların şangırtısı geldi.
    • D)Kuzular, akşam serinliğinde meleye meleye ağıla girdi.
    • E)Salondaki misafirler yavaş yavaş dağılmaya başladı.
    Çözümü göster

    Doğru cevap: E — Salondaki misafirler yavaş yavaş dağılmaya başladı.

    E'deki "yavaş yavaş" bir ikilemedir, ancak doğadaki herhangi bir sesi taklit etmediği için yansıma sayılmaz. A'daki "şırıl şırıl" akan suyun sesini, C'deki "şangırtı" ise çarpan tabakların sesini yansıtır; bunlar yansıma sözcüklerdir.

  15. Soru 15

    Orta

    Yazar, son romanında (I) kuşkusuz en cesur adımını atmış. Anlatımı (II) alabildiğine sade. (III) Sanırım okurlar da bunu fark edecek. Kahramanlarını (IV) neredeyse bütünüyle gerçek hayattan seçmiş. (V) Belki de roman bu yüzden bu kadar inandırıcı. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi bulunduğu cümleye kesinlik anlamı katmıştır?

    • A)I
    • B)II
    • C)III
    • D)IV
    • E)V
    Çözümü göster

    Doğru cevap: A — I

    "Kuşkusuz" sözcüğü yargıya hiçbir tereddüt payı bırakmadığı için cümleye kesinlik anlamı katar. III'teki "sanırım" ile V'teki "belki de" tahmin bildirdiğinden olasılık, IV'teki "neredeyse" ise yaklaşıklık anlamı taşır.

Sponsorlu