KPSS Vatandaşlık · 3. konu · konu anlatımı
1982 Anayasası Temel Bilgiler
Sınavda sorulan 24 kavram · havuzdan 152 çözümlü soru · son güncelleme 20 Eylül 2026
Hazırlayan: KPSS Pusulası editör ekibi · yayın 16 Eylül 2026 · nasıl hazırlandı?
1982 Anayasası, KPSS Vatandaşlık'ın omurgasıdır: sınavdaki 9 sorunun neredeyse tamamı ya doğrudan bu anayasadan ya da onun kurduğu organlardan gelir. Bu konuda sınav, anayasanın hazırlanış sürecini, temel ilkelerini (madde 1-11), temel hak ve hürriyetlerin sınırlanma rejimini (madde 12-15) ve değiştirilme usulünü (madde 175) sorar. Soruların büyük bölümü "hangisi doğrudur / söylenemez" kalıbındadır; yani bir maddenin içeriğini bilmek yetmez, benzer maddeleri birbirinden ayırt etmek gerekir.
En çok puan kaybettiren nokta, 1961 ile 1982 Anayasası'nın karşılaştırılmasıdır: 1982, yürütmeyi güçlendirmiş, temel hakları daha ayrıntılı sınırlamış, "katı" ve "kazuistik" bir anayasadır. İkinci kayıp noktası, 2017 değişikliğidir: Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte yürütme tek başlı olmuş, Başbakanlık kalkmış, TBMM 600 üyeye çıkmıştır. Aşağıdaki kavram kartları tam bu sorulan ayrıntıları toplar; her kartın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var.
Sınavda sorulan kavramlar
Her kavramın altında havuzumuzdan o kavramı ölçen gerçek sorular var. Önce kavramı oku, sonra soruyu aç ve çöz.
1.Kurucu Meclis (Danışma Meclisi + Millî Güvenlik Konseyi)
1982 Anayasası, 12 Eylül 1980 askerî müdahalesinden sonra oluşturulan Kurucu Meclis tarafından hazırlandı. Kurucu Meclis iki kanattan oluşuyordu: seçimle değil atamayla belirlenen Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyi. Danışma Meclisi'nin hazırladığı taslağı Millî Güvenlik Konseyi son hâline getirdi; son söz Konsey'indi.
Sınav ipucu: "Anayasayı hazırlayan organ" sorulursa cevap Kurucu Meclis'tir; yalnız Danışma Meclisi demek eksiktir.
Soru 11982 Anayasası, Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlandıktan sonra halkoylamasına sunularak kabul edilmiştir. Bu halkoylamasının yapıldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)20 Nisan 1924
- B)7 Kasım 1982
- C)9 Temmuz 1961
- D)12 Eylül 1980
- E)23 Nisan 1983
Çözümü göster
Doğru cevap: B. 1982 Anayasası 7 Kasım 1982 günü yapılan halkoylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 9 Temmuz 1961 tarihi 1961 Anayasası'nın halkoylamasına, 20 Nisan 1924 ise 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun kabulüne aittir; 12 Eylül 1980 ise Anayasa'nın kabul tarihi değildir.
Kolay · Test 1
Soru 271982 Anayasası'nın hazırlanış süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmıştır
- B)Doğrudan halk tarafından seçilen bir kurucu meclis tarafından hazırlanmıştır
- C)Yürürlükteki Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmıştır
- D)Bir uzmanlar komisyonunca hazırlanıp halkoylamasına sunulmadan yürürlüğe girmiştir
- E)Anayasa Mahkemesi tarafından hazırlanıp Meclisçe onaylanmıştır
Çözümü göster
Doğru cevap: A. 1982 Anayasası, üyeleri seçimle belirlenmeyen Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyinin oluşturduğu Kurucu Meclis eliyle hazırlanmış ve ardından halkoylamasına sunulmuştur. Bu nedenle hem doğrudan halkın seçtiği bir kurucu meclisten söz eden hem de halkoylaması yapılmadığını söyleyen seçenekler yanlıştır.
Zor · Test 2
2.7 Kasım 1982 halkoylaması
Anayasa 7 Kasım 1982'de halkoyuna sunuldu ve yaklaşık %91,4 evet oyuyla kabul edildi. Halkoylaması Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren'in yedi yıllığına Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birleştirilmişti; oylamaya katılım zorunluydu ve anayasa aleyhine propaganda yasaktı.
Sınav ipucu: 1961 Anayasası da halkoylamasıyla kabul edilmiştir (1961, %61,7). "Halkoyuyla kabul edilen ilk anayasa" 1961'dir, 1982 değil.
Soru 11982 Anayasası, Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlandıktan sonra halkoylamasına sunularak kabul edilmiştir. Bu halkoylamasının yapıldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)20 Nisan 1924
- B)7 Kasım 1982
- C)9 Temmuz 1961
- D)12 Eylül 1980
- E)23 Nisan 1983
Çözümü göster
Doğru cevap: B. 1982 Anayasası 7 Kasım 1982 günü yapılan halkoylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 9 Temmuz 1961 tarihi 1961 Anayasası'nın halkoylamasına, 20 Nisan 1924 ise 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun kabulüne aittir; 12 Eylül 1980 ise Anayasa'nın kabul tarihi değildir.
Kolay · Test 1
Soru 10Bir grup milletvekili, Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğuna ilişkin hükmün değiştirilmesi amacıyla Anayasa değişikliği teklifi hazırlamıştır. Bu teklifin anayasal durumu bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Teklif, nitelikli çoğunlukla kabul edilirse geçerli olur
- B)Teklif ancak halkoylamasıyla onaylanırsa anayasaya uygun sayılır
- C)Teklif, Cumhurbaşkanının onayına sunulması hâlinde geçerlilik kazanır
- D)Teklif, olağanüstü hâl ilan edilmişse istisnaen mümkündür
- E)Değişmez hükümleri konu aldığından teklifin verilmesi dahi yasaktır
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın 4. maddesi ilk üç maddedeki hükümlerin değiştirilmesini ve değiştirilmesinin teklif edilmesini yasaklamıştır; bu bir usul yasağı olduğundan çoğunluk sağlansa veya halkoylamasına gidilse dahi teklif hukuka uygun hâle gelmez. Olağanüstü hâl de bu yasağı kaldıran bir istisna oluşturmaz.
Orta · Test 1
Soru 151982 Anayasası'nın katı (sert) anayasa olarak nitelendirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Değiştirilmesinin adi kanunlardan daha ağır usul ve çoğunluklara bağlanmış olması
- B)Madde sayısının önceki anayasalara göre fazla olması
- C)Temel hak ve hürriyetleri önceki anayasalara göre ayrıntılı düzenlemesi
- D)Halkoylamasıyla kabul edilerek doğrudan halk iradesiyle yürürlüğe girmesi
- E)Başlangıç kısmının Anayasa metnine dâhil sayılması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Katılık ölçütü, anayasanın değiştirilme usulünün olağan kanunlardan farklı ve daha ağır olmasıdır; 1982 Anayasası nitelikli çoğunluk ve özel usuller öngördüğü için katıdır. Madde sayısının çokluğu ya da hakların ayrıntılı düzenlenmesi kazuistik olmayla ilgilidir, katılıkla değil.
Orta · Test 1
3.Katı (sert) anayasa
1982 Anayasası, değiştirilmesi kanunlardan daha zor koşullara bağlanmış bir anayasadır: değişiklik teklifi için TBMM üye tamsayısının en az üçte biri, kabul için en az beşte üçünün gizli oyu gerekir; ayrıca değiştirilemez maddeler vardır. Bu özellik anayasaya "katı" niteliğini kazandırır ve olağan kanunlardan üstün konumunu korur.
Sınav ipucu: Katı anayasanın zıddı "yumuşak" anayasadır (kanun gibi değiştirilir). 1921 Anayasası dışındaki bütün anayasalarımız katıdır; 1921 Anayasası yumuşak sayılır çünkü değiştirilme usulü içermiyordu.
4.Kazuistik (ayrıntıcı) yöntem
1982 Anayasası her konuyu ayrıntısıyla düzenlemeye çalışan, uzun maddeli bir metindir; buna kazuistik yöntem denir. Karşıtı, yalnız temel ilkeleri koyup ayrıntıyı kanuna bırakan çerçeve anayasadır. 1982'nin ayrıntıcı olmasının nedeni, 1961 döneminde yaşanan siyasal tıkanıklıkların tekrarlanmasını önleme kaygısıdır.
Sınav ipucu: Soruda "çerçeve anayasa" ile 1982 eşleştirilirse yanlıştır; 1982 kazuistiktir.
Soru 161982 Anayasası'nın konuları genel ilkelerle yetinmeyip ayrıntılı ve tek tek düzenlemesi, onun kazuistik (düzenleyici) bir anayasa sayılmasına yol açar. Bu nitelik aşağıdaki sonuçlardan hangisini doğurur?
- A)Anayasanın kanunlar karşısındaki üstünlüğünün ortadan kalkması
- B)Anayasanın yargı organlarını bağlamaktan çıkması
- C)Anayasa değişikliği usulünün basitleşmesi
- D)Temel hakların kanunla düzenlenmesinin yasaklanması
- E)Anayasa değişikliği ihtiyacının daha sık ortaya çıkması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Ayrıntılı düzenleme, toplumsal koşullar değiştikçe metne müdahale gereğini artırır; bu nedenle kazuistik anayasalarda değişiklik ihtiyacı daha sık doğar. Kazuistiklik anayasanın bağlayıcılığını veya üstünlüğünü etkilemez; bu nitelikler Anayasa'nın 11. maddesinden kaynaklanır.
Orta · Test 2
Soru 151982 Anayasası'nın katı (sert) anayasa olarak nitelendirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Değiştirilmesinin adi kanunlardan daha ağır usul ve çoğunluklara bağlanmış olması
- B)Madde sayısının önceki anayasalara göre fazla olması
- C)Temel hak ve hürriyetleri önceki anayasalara göre ayrıntılı düzenlemesi
- D)Halkoylamasıyla kabul edilerek doğrudan halk iradesiyle yürürlüğe girmesi
- E)Başlangıç kısmının Anayasa metnine dâhil sayılması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Katılık ölçütü, anayasanın değiştirilme usulünün olağan kanunlardan farklı ve daha ağır olmasıdır; 1982 Anayasası nitelikli çoğunluk ve özel usuller öngördüğü için katıdır. Madde sayısının çokluğu ya da hakların ayrıntılı düzenlenmesi kazuistik olmayla ilgilidir, katılıkla değil.
Orta · Test 1
5.Başlangıç bölümünün anayasa metnine dâhil olması
Anayasanın 176. maddesine göre başlangıç kısmı anayasa metnine dâhildir; madde kenar başlıkları ise metne dâhil değildir. Başlangıç kısmı, anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirtir; Anayasa Mahkemesi denetimde bu kısmı da ölçü olarak kullanabilir.
Sınav ipucu: "Kenar başlıkları anayasa metnine dâhildir" ifadesi yanlıştır; dâhil olan başlangıç kısmıdır.
Soru 81982 Anayasası'nda madde kenar başlıklarının hukuki değeriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Başlangıç kısmı gibi Anayasa metnine dâhildir ve aynı hukuki değeri taşır
- B)Yalnızca Anayasa değişikliklerinde bağlayıcı sayılır
- C)Maddelerin konusunu ve sıralamasını gösterir, Anayasa metninden sayılmaz
- D)Anayasa metninden sayılır ancak yorumda kullanılamaz
- E)Kanunların Anayasaya uygunluk denetiminde tek ölçü normdur
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa, madde kenar başlıklarının yalnızca ilgili maddenin konusunu, sıralamayı ve maddeler arası bağlantıyı gösterdiğini, bu başlıkların Anayasa metninden sayılmayacağını belirtir. Buna karşılık Başlangıç kısmı metne dâhildir; bu nedenle kenar başlıklarını metne dâhil sayan seçenek yanlıştır.
Kolay · Test 1
Soru 21Bir kanunun, Anayasa'nın Başlangıç kısmında yer alan ilkelere aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir. Bu iddianın anayasallık denetiminde dikkate alınabilmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Başlangıç kısmının kanunlardan üstün ancak Anayasa'dan alt sırada olması
- B)Başlangıç kısmının yalnızca yasama organını bağlaması
- C)Başlangıç kısmının değiştirilmesinin teklif edilememesi
- D)Başlangıç kısmının madde kenar başlıklarıyla aynı değerde olması
- E)Başlangıç kısmının Anayasa metnine dâhil olması
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın son hükümlerinde Başlangıç kısmının Anayasa metnine dâhil olduğu belirtildiğinden, Başlangıç ilkeleri anayasaya uygunluk denetiminde ölçü norm olarak kullanılabilir. Madde kenar başlıkları ise metinden sayılmaz; bu nedenle ikisini eşitleyen seçenek yanlıştır.
Orta · Test 2
Soru 1361982 Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile madde kenar başlıklarının hukuki değeri bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Başlangıç kısmı Anayasa metnine dâhil olmayıp yalnızca bir yorum kaynağı sayılır.
- B)Madde kenar başlıkları Anayasa metnine dâhil olup bağlayıcı hüküm niteliğindedir.
- C)Başlangıç kısmındaki ilkelere Anayasa Mahkemesi kararlarında dayanılması mümkün değildir.
- D)Başlangıç kısmı, 175. maddedeki usulden bağımsız bir yolla değiştirilebilmektedir.
- E)Başlangıç kısmı Anayasa metnine dâhildir, madde kenar başlıkları ise dâhil değildir.
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa m.176, Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten Başlangıç kısmının Anayasa metnine dâhil olduğunu; madde kenar başlıklarının ise yalnızca maddelerin konusunu ve aralarındaki sıralama ile bağlantıyı gösterdiğini ve Anayasa metnine dâhil olmadığını düzenler. Bu nedenle A ve B, maddenin tam tersini söylediği için yanlıştır. Başlangıç metne dâhil olduğundan hem Anayasa Mahkemesi denetiminde ölçü norm olarak kullanılabilir hem de değiştirilmesi m.175'teki özel usule bağlıdır; dolayısıyla C ve D de yanlıştır. Cevap E.
Orta · Test 10
6.Değiştirilemez maddeler (madde 1, 2, 3)
Madde 1 devlet şeklinin Cumhuriyet olduğunu, madde 2 Cumhuriyetin niteliklerini, madde 3 devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, resmî dilin Türkçe, bayrağın ay yıldızlı al bayrak, millî marşın İstiklal Marşı ve başkentin Ankara olduğunu düzenler. Madde 4'e göre bu üç madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
Sınav ipucu: Madde 4'ün kendisi değiştirilemez maddeler arasında sayılmaz; o, değiştirilemezliği koruyan hükümdür.
Soru 1281982 Anayasası'nın değiştirilemeyecek hükümleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Yalnızca birinci madde değiştirilemez, diğer maddeler için herhangi bir engel yoktur.
- B)Bu maddelerin değiştirilmesi teklif edilebilir, ancak teklif kabul edilemez niteliktedir.
- C)Başkentin Ankara olduğuna ilişkin hüküm, olağan usulle değiştirilebilir niteliktedir.
- D)Bu hükümler, Meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğuyla değiştirilebilmektedir.
- E)Anayasanın ilk üç maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa m.4, Anayasanın 1. maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmü ile 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümlerinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini düzenler. Yasak yalnız değiştirmeyi değil teklif etmeyi de kapsadığı için A ve B yanlıştır. Başkentin Ankara olduğu hükmü m.3'te yer aldığından bu madde de değiştirilemezler arasındadır, dolayısıyla C yanlıştır. Değiştirilemez maddeler hiçbir çoğunlukla değiştirilemeyeceği için, üçte iki çoğunluğu yeterli sayan D de kabul edilemez. Cevap E.
Orta · Test 9
Soru 24Anayasa'nın değiştirilemez hükümlerine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Başlangıç kısmı 4. maddede açıkça sayılan değişmez hükümler arasındadır
- B)Başlangıç kısmı, 4. maddede sayılan değişmez hükümler arasında ayrıca gösterilmemiştir
- C)Değişmez hükümler, olağanüstü hâl ilan edilmesi hâlinde istisnaen değiştirilebilir
- D)Değişmez hükümler halkoylamasıyla kaldırılabilir
- E)Değişmez hükümlerin kapsamı her yasama döneminde Meclisçe belirlenir
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa'nın 4. maddesi yalnızca 1, 2 ve 3. maddeleri saymıştır; Başlangıç kısmı bu sayımda yer almaz, ancak 2. madde Cumhuriyeti "Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan" devlet olarak tanımladığından dolaylı bir bağ kurulur. Değişmez hükümler olağanüstü hâlde ya da halkoylamasıyla da kaldırılamaz; yasak mutlaktır.
Zor · Test 2
Soru 28"Cumhuriyetin nitelikleri değiştirilemez; buna karşılık Anayasa'nın Başlangıç kısmı yürürlükte kaldığı süre boyunca değiştirilmiştir." Bu iki tespit birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
- A)Anayasa'nın hiçbir hükmü değiştirilemez niteliktedir
- B)Başlangıç kısmı Anayasa metninin dışındadır
- C)Cumhuriyetin nitelikleri de uygulamada değiştirilebilmektedir
- D)Değişmezlik yasağının kapsamı, 4. maddede sayılan hükümlerle sınırlı yorumlanmaktadır
- E)Bu tespitlerden, anayasa değişikliklerinde halkoylamasının zorunlu olmadığı sonucuna ulaşılır
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Değişmezlik yasağı 4. maddede sayılan hükümlerle sınırlıdır; bu sayıma girmeyen Başlangıç kısmı usulüne uygun anayasa değişiklikleriyle değiştirilebilmiştir. Başlangıç kısmının metne dâhil olması (madde 176) onun değişmez olmasını gerektirmez; bu nedenle onu metin dışı sayan seçenek yanlıştır. E seçeneği de yapılamayacak bir çıkarımdır: her iki tespit de değişikliklerin hangi usulle (halkoylamalı ya da halkoylamasız) yapıldığına ilişkin bilgi içermediğinden, halkoylamasının zorunlu olup olmadığı konusunda bu tespitlerden sonuç çıkarılamaz.
Zor · Test 2
7.Cumhuriyetin nitelikleri (madde 2)
Türkiye Cumhuriyeti; toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu beş nitelik (demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti, insan haklarına saygılı) sınavın en sık sorduğu listedir.
Sınav ipucu: 1961 Anayasası "insan haklarına dayanan" derken 1982 "insan haklarına saygılı" der; bu fark bilinçli olarak sorulur.
Soru 3Aşağıdakilerden hangisi, 1982 Anayasası'nda Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılmamıştır?
- A)Federal devlet olma
- B)Demokratik devlet olma
- C)Laik devlet olma
- D)Sosyal hukuk devleti olma
- E)İnsan haklarına saygılı olma
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti; insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Federal devlet niteliği bu sayımda yer almaz; aksine Anayasa, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü esas alarak tekil (üniter) bir yapı öngörür.
Kolay · Test 1
Soru 25Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri sayılırken kullanılan ifadelerden biri de "toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde" olmaktır. Aşağıdakilerden hangisi bu maddede yer alan unsurlardan biri değildir?
- A)Toplumun huzuru ve millî dayanışma
- B)İnsan haklarına saygılı olma
- C)Atatürk milliyetçiliğine bağlılık
- D)Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanma
- E)Ekonomik kalkınmanın planlı biçimde yürütülmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın 2. maddesi; toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti tanımını yapar. Planlı kalkınma ise 2. maddede değil, Anayasa'nın ekonomik hükümlerinde ele alınmıştır.
Zor · Test 2
Soru 11Bir vatandaş, kendisine idari para cezası veren idari işleme karşı dava açmış; mahkeme işlemi hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve ilgili idare bu karara uymuştur. Bu durum, Cumhuriyetin niteliklerinden öncelikle hangisinin somut görünümüdür?
- A)Sosyal devlet ilkesi
- B)Hukuk devleti ilkesi
- C)Laiklik ilkesi
- D)Atatürk milliyetçiliği ilkesi
- E)Devletin bütünlüğü ilkesi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. İdarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olması ve idarenin yargı kararlarına uymak zorunda olması hukuk devletinin temel gereklerindendir. Sosyal devlet, refahın ve sosyal adaletin sağlanmasına ilişkindir; olayda bir sosyal yardım ya da ekonomik denkleştirme değil, yargısal denetim söz konusudur.
Orta · Test 1
8.Hukuk devleti ilkesi
Hukuk devleti, yönetenlerin de hukuka bağlı olduğu, devlet eylem ve işlemlerinin bağımsız yargı denetimine açık bulunduğu devlettir. Gerekleri: yasama işlemlerinin anayasaya, idari işlemlerin kanuna uygunluğunun denetlenmesi, temel hakların güvence altında olması, yargı bağımsızlığı, kanunların geriye yürümemesi ve hukuki güvenlik.
Sınav ipucu: Cumhurbaşkanı'nın tek başına yaptığı işlemlerin yargı denetimi dışında bırakılması hukuk devleti ilkesine istisnaydı; 2017 değişikliğiyle bu istisna kaldırıldı, artık bu işlemlere de yargı yolu açıktır.
Soru 20Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olarak kabul edilemez?
- A)İdarenin kamu yararı gördüğü hâllerde yargı kararlarını uygulamayabilmesi
- B)İdarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargı denetimine açık olması
- C)Kanunların Anayasaya uygunluğunun denetlenebilmesi
- D)Suç ve cezaların kanunla belirlenmesi
- E)Yargı bağımsızlığının ve hâkim güvencesinin sağlanması
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Hukuk devletinde idare, yargı kararlarını gecikmeksizin uygulamak zorundadır; kamu yararı gerekçesiyle karara uymama yetkisi tanınması bu ilkeyle bağdaşmaz. Yargısal denetim, anayasaya uygunluk denetimi, suç ve cezada kanunilik ile hâkim güvencesi ise hukuk devletinin kurucu unsurlarıdır.
Orta · Test 2
Soru 52Bir idari düzenleme, yürürlüğe girmeden önce gerçekleşmiş işlemlere de uygulanacak biçimde geçmişe etkili kılınmıştır. Bu durum, hukuk devletinin hangi gereğiyle bağdaşmaz?
- A)Sosyal adaletin sağlanması gereğiyle
- B)Devletin ekonomik ödevlerinin sınırı gereğiyle
- C)Hukuki güvenlik ve belirlilik gereğiyle
- D)Yargı yetkisinin Millet adına kullanılması gereğiyle
- E)Egemenliğin yetkili organlarca kullanılması gereğiyle
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Hukuk devleti, kişilerin hukuki durumlarının öngörülebilir olmasını ve kural olarak kuralların geçmişe yürütülmemesini gerektirir; geriye etkili düzenleme hukuki güvenliği zedeler. Sosyal adalet sosyal devletin gereği olduğundan burada ihlal edilen ölçüt değildir.
Orta · Test 4
Soru 150Hukuk devleti ilkesiyle ilgili aşağıdaki öncüllerden hangisi ya da hangileri doğrudur? I. İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması bu ilkenin gereğidir. II. Kanunların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimi bu ilkeyi güçlendiren bir araçtır. III. Hukuk devletinde yürütmenin bütün işlemleri yargı denetimi dışında bırakılabilir.
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)I, II ve III
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Hukuk devleti, Anayasa m.2'de Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılır ve devletin bütün organlarının hukukla bağlı olmasını, işlemlerinin yargı denetimine açık bulunmasını gerektirir. Anayasa m.125'in ilk cümlesi idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu söylediğinden I doğrudur. Kanunların anayasaya uygunluğunun Anayasa Mahkemesi eliyle denetimi m.148'de düzenlenmiş olup yasama organını da hukukla bağladığından II de doğrudur. III, hukuk devletinin özünü ortadan kaldıracağı ve m.125'in kuralına açıkça aykırı olduğu için yanlıştır; bu yüzden III'ü içeren D ve E elenir, II de doğru olduğundan yalnız I diyen A yanlıştır. Cevap C.
Zor · Test 10
9.Sosyal devlet ilkesi
Sosyal devlet, vatandaşlarına insan onuruna yakışır asgari bir yaşam düzeyi sağlamayı görev edinen devlettir. Anayasadaki yansımaları: çalışma hakkı, sosyal güvenlik hakkı, sağlık hizmetleri, konut hakkı, adil ücret, sendika ve toplu sözleşme hakları. Bu haklar "sosyal ve ekonomik haklar" bölümünde toplanır ve devletin mali gücüyle sınırlıdır.
Sınav ipucu: Sosyal ve ekonomik hakların "devletin mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde" yerine getirilmesi anayasada açıkça yazar (madde 65).
Soru 46Aşağıdakilerden hangisi, sosyal devlet ilkesinin anayasal görünümlerinden biri olarak kabul edilemez?
- A)Sosyal güvenlik hakkının anayasal güvenceye bağlanması
- B)Ücrette adaletin sağlanmasının Devlete ödev olarak yüklenmesi
- C)Sağlık hizmetlerinin düzenlenmesinde Devlete görev verilmesi
- D)Kanuni hâkim güvencesinin tanınmış olması
- E)Sosyal güvenlik bakımından korunması gerekenlerin ayrıca gözetilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Sosyal güvenlik, ücrette adalet ve sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlemeler sosyal devletin tipik anayasal görünümleridir. Kanuni hâkim güvencesi ise kişinin kanunen tabi olduğu mahkeme dışında bir merci önüne çıkarılamamasını sağlayan bir hukuk devleti güvencesidir.
Orta · Test 4
Soru 53Anayasa'nın 5. maddesindeki görevlerle sosyal devlet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, Devletin sosyal ve ekonomik ödevlerinin sınırı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Bu ödevler, mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirilir
- B)Bu ödevlerin yerine getirilmesi tümüyle Devletin takdirine bırakılmıştır
- C)Bu ödevler yalnızca olağanüstü hâllerde yerine getirilir
- D)Bu ödevler mali kaynaklardan bağımsız olarak mutlak biçimde yerine getirilir
- E)Bu ödevlerin kapsamı yalnızca yargı kararlarıyla belirlenir
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa'nın 65. maddesine göre Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir. Bu, ödevleri tümüyle takdire bırakmak anlamına gelmediği gibi mali kaynaktan bağımsız mutlak bir yükümlülük de öngörmez. (Maddenin ilk hâlindeki "ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek" ibaresi, 2001 yılında 4709 sayılı Kanun'la "bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek" olarak değiştirilmiştir.)
Orta · Test 4
Soru 48Bir kimsenin, kamu hizmetinden yararlanırken dinî inancını açıklamaya zorlanmaması, laiklik ilkesinin hangi yönünü gösterir?
- A)Devletin sosyal ve ekonomik ödevlerini mali kaynakları ölçüsünde yerine getirmesi
- B)Devletin inanç alanında tarafsız kalması ve kişiyi inancını açıklamaya zorlayamaması
- C)Yargı yetkisinin Millet adına kullanılması
- D)Yasama yetkisinin Meclise ait olması
- E)Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa, kimsenin dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağını, bunlardan dolayı kınanamayacağını ve suçlanamayacağını güvence altına alır; bu laikliğin bireysel yönüdür. Sosyal ve ekonomik ödevler sosyal devlete ilişkin olduğundan olayla ilgili değildir.
Orta · Test 4
10.Laiklik ilkesi
Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrılması, devletin bütün inançlar karşısında tarafsız olması ve din hürriyetinin güvence altına alınmasıdır. Anayasa laikliği Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayar, ayrıca din ve vicdan hürriyetini (madde 24) düzenler; din eğitimi ve öğretimini devletin gözetim ve denetimine bağlar.
Sınav ipucu: Diyanet İşleri Başkanlığı'nın anayasada (madde 136) genel idare içinde yer alması, laiklikle çelişki olarak değil, laikliğin Türkiye'ye özgü uygulaması olarak sorulur.
Soru 12Devletin; muhtaç durumdaki ailelere düzenli sosyal yardım yapması, asgari ücreti belirleyen bir düzen kurması ve engellilerin istihdamı için kota öngörmesi hangi anayasal ilkeye dayanır?
- A)Laiklik ilkesi
- B)Hukuk devleti ilkesi
- C)Kuvvetler ayrılığı ilkesi
- D)Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi
- E)Sosyal devlet ilkesi
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Sosyal devlet, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamayı, ekonomik bakımdan zayıf olanları korumayı üstlenen devlet anlayışıdır; sosyal yardım, asgari ücret ve pozitif ayrımcılık tedbirleri bunun tipik araçlarıdır. Hukuk devleti ise faaliyetin hukuka bağlılığını ve yargısal denetimini anlatır, sosyal denkleştirme yükümlülüğü getirmez.
Orta · Test 1
Soru 13Bir kamu kurumunun, hizmetten yararlanmak isteyen kişilere dinî inançlarını sormaması ve inanç farkı gözetmeksizin herkese aynı usulü uygulaması, öncelikle hangi ilkenin gereğidir?
- A)Sosyal devlet ilkesi
- B)Devletin ülkesiyle bölünmezliği ilkesi
- C)Yargı bağımsızlığı ilkesi
- D)Laiklik ilkesi
- E)Anayasanın üstünlüğü ilkesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Laiklik, devletin din ve inançlar karşısında tarafsız kalmasını ve kamu hizmetlerinin inanç farkı gözetilmeksizin sunulmasını gerektirir. Yargı bağımsızlığı mahkemelerin dış etkilerden korunmasıyla ilgilidir ve idarenin hizmet sunumundaki inanç tarafsızlığını doğrudan açıklamaz.
Orta · Test 1
Soru 57Bir yükseköğretim kurumu, öğrenci kabulünde adayların mezhep bilgisini talep eden bir form kullanmaya başlamıştır. Bu uygulama hangi iki anayasal ilkeyle birlikte çatışır?
- A)Yasama yetkisinin devredilmezliği ile kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle
- B)Egemenliğin devredilmezliği ile devletin bütünlüğü ilkeleriyle
- C)Kanun önünde eşitlik ile laiklik ilkeleriyle
- D)Mahkemelerin bağımsızlığı ile hâkim güvencesi ilkeleriyle
- E)Anayasanın üstünlüğü ile yasama yetkisinin genelliği ilkeleriyle
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Mezhep, Anayasa'nın 10. maddesinde açıkça sayılan ayrım sebeplerinden biridir; ayrıca laiklik gereği kimse dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim güvencesi yargı örgütüne ilişkin olduğundan öğrenci kabulüne dair bu uygulamayla ilgisi yoktur.
Zor · Test 4
11.Egemenlik (madde 6)
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; Türk milleti egemenliğini anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz; hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.
Sınav ipucu: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" cümlesi ilk kez 1921 Anayasası'nda yer almıştır; 1982'de de aynen korunmuştur.
Soru 71982 Anayasası'nın birinci maddesi, Türkiye Devleti'nin şeklini belirlemektedir. Bu maddede yer alan hüküm aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir
- B)Türkiye Devleti sosyal bir hukuk devletidir
- C)Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür
- D)Türkiye Devleti'nin başkenti Ankara'dır
- E)Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa'nın 1. maddesi yalnızca "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir" hükmünü içerir ve devletin şeklini belirler. Sosyal hukuk devleti niteliği 2. maddede, bölünmez bütünlük ve başkent 3. maddede, egemenlik ise 6. maddede düzenlendiğinden diğer seçenekler 1. maddenin içeriği değildir.
Kolay · Test 1
Soru 6Bir kamu kurumunda tüm resmî yazışmaların ve idari işlemlerin Türkçe yapılması zorunludur. Bu zorunluluk, doğrudan Anayasa'nın hangi hükmünün sonucudur?
- A)Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğuna ilişkin hüküm
- B)Devletin dilinin Türkçe olduğuna ilişkin hüküm
- C)Egemenliğin kayıtsız şartsız Millete ait olduğuna ilişkin hüküm
- D)Kanun önünde eşitliğe ilişkin hüküm
- E)Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğüne ilişkin hüküm
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Resmî dilin Türkçe olması Anayasa'nın 3. maddesinde düzenlenmiştir ve kamu işlemlerinin Türkçe yürütülmesi doğrudan bu kuraldan doğar. Kanun önünde eşitlik ilkesi ayrım yasağını düzenler, resmî dilin hangi dil olacağını belirlemez; egemenlik hükmü ise yetkinin kaynağıyla ilgilidir.
Kolay · Test 1
Soru 301982 Anayasası'na göre egemenliğin sahibi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Türkiye Büyük Millet Meclisi
- B)Cumhurbaşkanlığı makamı
- C)Millet
- D)Bağımsız ve tarafsız mahkemeler
- E)Anayasa Mahkemesi ile yüksek mahkemeler
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa'nın 6. maddesine göre egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir; Millet egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır. TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve mahkemeler egemenliğin sahibi değil, onu Anayasa çerçevesinde kullanan organlardır.
Kolay · Test 2
12.Kuvvetler ayrılığı (madde 7, 8, 9)
Yasama yetkisi Türk milleti adına TBMM'nindir ve devredilemez (madde 7). Yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı tarafından anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir (madde 8, 2017 değişikliği). Yargı yetkisi Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır (madde 9).
Sınav ipucu: Madde 9'daki "ve tarafsız" ibaresi 2017'de eklenmiştir; yürütmenin "Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu" olduğu ifadeler 2017 öncesine aittir.
Soru 39Türkiye Büyük Millet Meclisi, çıkardığı bir kanunla belirli bir alanda kanun yapma yetkisini bir kamu kuruluşuna genel olarak devretmek istemektedir. Bu düzenleme, öncelikle hangi anayasal kurala aykırıdır?
- A)Yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılacağı kuralına
- B)Yürütme yetkisinin Anayasaya uygun kullanılacağı kuralına
- C)Anayasa hükümlerinin herkesi bağlayacağı kuralına
- D)Yasama yetkisinin devredilemeyeceği kuralına
- E)Egemenliğin yetkili organlar eliyle kullanılacağı kuralına
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Anayasa'nın 7. maddesi yasama yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu ve devredilemeyeceğini açıkça belirtir; asli düzenleme yetkisinin başka bir organa aktarılması bu kuralı ihlal eder. Egemenliğin yetkili organlar eliyle kullanılması genel bir ilke olup burada ihlal edilen özel kural yasama yetkisinin devredilmezliğidir.
Orta · Test 3
Soru 41Bir mahkeme kararının başlığında hükmün "Türk Milleti adına" verildiği belirtilmektedir. Bu ibarenin anayasal dayanağı hangi ilkeyle doğrudan bağlantılıdır?
- A)Yasama yetkisinin Meclise ait olması ve hiçbir şekilde devredilememesi
- B)Egemenliğin Millete ait olması ve yargı yetkisinin Millet adına kullanılması
- C)Yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanınca kullanılması
- D)Kanunların Anayasaya aykırı olamaması
- E)Temel hakların ancak kanunla sınırlanabilmesi
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Egemenlik Millete ait olduğundan, Anayasa'nın 9. maddesi yargı yetkisinin de Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağını öngörür; karar başlığındaki ibare bunun sonucudur. Kanunların Anayasaya aykırı olamaması ise normlar hiyerarşisine ilişkin ayrı bir kuraldır.
Orta · Test 3
Soru 311982 Anayasası'na göre yasama yetkisi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve devredilemez
- B)Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanı arasında paylaştırılmıştır
- C)Kanunla belirlenen hâllerde başka bir organa devredilebilir
- D)Olağanüstü hâllerde Cumhurbaşkanına geçmiş olarak kabul edilir
- E)Yalnızca bütçe kanunları bakımından Meclise ait sayılmaktadır
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa'nın 7. maddesi yasama yetkisinin Türk Milleti adına TBMM'ye ait olduğunu ve bu yetkinin devredilemeyeceğini düzenler. Bu nedenle yetkinin paylaştırıldığını ya da devredilebileceğini söyleyen seçenekler Anayasaya aykırıdır.
Kolay · Test 3
13.Kanun önünde eşitlik (madde 10)
Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. 2004'te kadın-erkek eşitliğini sağlama yükümlülüğü, 2010'da çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı eklendi.
Sınav ipucu: Pozitif ayrımcılık (dezavantajlı gruplar lehine tedbir) eşitlik ilkesine aykırı DEĞİLDİR; soru bunu tersinden verir.
Soru 22Bir kişinin, dinî inancını açıkça yaşamasına devletin karışmaması; buna karşılık kamu düzenini bozan bir eylemin din adına yapıldığı gerekçesiyle hukuka uygun sayılmaması, laikliğin hangi iki yönünü birlikte gösterir?
- A)Devletin inançlar karşısında tarafsızlığı ile din ve devlet işlerinin ayrılığı
- B)Devletin sosyal yardım yükümlülüğü ile kanun önünde eşitlik ilkesinin gereği
- C)Yargı bağımsızlığı ile hâkim güvencesinin birlikte sağlanması gereği
- D)Kuvvetler ayrılığı ile yasama bağışıklığı
- E)Devletin bütünlüğü ile resmî dil kuralı
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Laiklik hem bireyin inanç özgürlüğüne devletin karışmamasını hem de hukuk düzeninin dinî kurallara değil pozitif hukuka dayanmasını içerir; olayda her iki yön birlikte görülmektedir. Yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ise farklı anayasal ilkelerdir ve olayla doğrudan ilgisi yoktur.
Orta · Test 2
Soru 34"Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." hükmü, aşağıdaki anayasal ilkelerden hangisinin doğrudan ifadesidir?
- A)Kuvvetler ayrılığı ilkesi
- B)Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi
- C)Kanun önünde eşitlik ilkesi
- D)Anayasanın üstünlüğü ilkesi
- E)Egemenliğin kayıtsız şartsız Millete ait olması ilkesi
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Anayasa'nın 11. maddesi, Anayasa hükümlerinin bağlayıcı temel hukuk kuralları olduğunu ve kanunların Anayasaya aykırı olamayacağını belirterek Anayasanın üstünlüğünü kurar. Kuvvetler ayrılığı organlar arası yetki dağılımıyla, eşitlik ise ayrım yasağıyla ilgili olduğundan bu hükmün doğrudan ifadesi değildir.
Kolay · Test 3
Soru 40Bir kanunla, engelli vatandaşların kamu kurumlarında istihdamı için belirli bir kontenjan ayrılmıştır. Bu düzenlemenin kanun önünde eşitlik ilkesi bakımından durumu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Belirli bir gruba avantaj sağladığından imtiyaz yasağını ihlal ettiği söylenir
- B)Ancak olağanüstü hâl süresince uygulanabilecek geçici bir tedbirdir
- C)Eşitliğin fiilen gerçekleşmesini sağlayan tedbir olduğundan eşitliğe aykırı sayılmaz
- D)Kanunla değil yalnızca yönetmelikle düzenlenebilecek bir konudur
- E)Eşitliğe aykırı olduğundan Anayasaya aykırılık teşkil eder
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa'nın 10. maddesi, çocuklar, yaşlılar, engelliler ile gaziler ve şehit yakınları için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağını açıkça belirtir. Bu tür pozitif tedbirler kişisel bir ayrıcalık değil, fiilî eşitsizliği gidermeye yönelik olduğundan imtiyaz yasağını da ihlal etmez.
Orta · Test 3
14.Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü (madde 11)
Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar anayasaya aykırı olamaz. Bu madde normlar hiyerarşisinin en tepesine anayasayı koyar; kanunların anayasaya uygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler.
Sınav ipucu: Normlar hiyerarşisi sorusunda sıra: Anayasa → kanun (ve usulüne göre yürürlüğe konmuş milletlerarası antlaşmalar) → Cumhurbaşkanlığı kararnamesi → yönetmelik.
Soru 51982 Anayasası'na göre değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek hükümler aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?
- A)Yalnızca Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğuna ve egemenliğin kaynağına ilişkin hükümler
- B)Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ve yabancıların durumuna ilişkin bütün hükümler
- C)Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmü ile Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. madde hükümleri
- D)Egemenliğe, yasama yetkisinin devredilmezliğine ve yargı bağımsızlığına ilişkin hükümler
- E)Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile kanun önünde eşitliğe ilişkin hükümlerin tamamı
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa'nın 4. maddesi; 1. maddedeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmü ile 2. maddedeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. madde hükümlerinin değiştirilemeyeceğini, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini düzenler. Egemenlik, yasama yetkisi ya da Anayasanın üstünlüğüne ilişkin maddeler bu sayıma dâhil edilmemiştir.
Kolay · Test 1
Soru 43Devletin; kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya çalışması yükümlülüğü aşağıdakilerden hangisinde düzenlenmiştir?
- A)Egemenliğe ilişkin maddede
- B)Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğüne ilişkin maddede
- C)Temel hakların sınırlanmasına ilişkin maddede
- D)Yabancıların durumuna ilişkin maddede
- E)Devletin temel amaç ve görevlerine ilişkin maddede
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın 5. maddesi, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayan engellerin kaldırılmasını Devletin temel görevleri arasında sayar. Temel hakların sınırlanmasına ilişkin madde ise sınırlamanın ölçütlerini belirler, engellerin kaldırılması ödevini getirmez.
Orta · Test 3
Soru 1511982 Anayasası'nın 90. maddesine göre milletlerarası andlaşmalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Temel haklara ilişkin andlaşma ile kanun çatışırsa andlaşma hükümleri esas alınır.
- B)Usulüne göre yürürlüğe konulan andlaşmalar Anayasaya aykırılık iddiasıyla denetlenebilir.
- C)Milletlerarası andlaşmalar, normlar hiyerarşisinde kanunlardan daha alt sırada yer alır.
- D)Andlaşmaların uygun bulunması için Anayasa Mahkemesinin ön onayı gerekli görülmüştür.
- E)Andlaşma hükümleri iç hukukta hiçbir biçimde doğrudan uygulanma kabiliyeti taşımaz.
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa m.90'ın son fıkrası, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda andlaşma hükümlerinin esas alınacağını düzenler. Aynı fıkra, usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağını söylediğinden B ve C yanlıştır. Andlaşmaların uygun bulunması Türkiye Büyük Millet Meclisinin kanunla yaptığı bir işlem olup Anayasa Mahkemesinin ön onayına bağlı olmadığından D, kanun hükmünde sayıldıkları için doğrudan uygulanabildiklerinden E de kabul edilemez. Cevap A.
Orta · Test 11
15.Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması (madde 13)
Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın, yalnızca anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Sınırlamalar anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Bu madde 2001 değişikliğiyle bugünkü hâlini almıştır.
Sınav ipucu: Sınırlama yalnız "kanunla" yapılır; Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ya da yönetmelikle temel hak sınırlanamaz. "Öze dokunma yasağı" ve "ölçülülük" 2001'de eklenmiştir.
Soru 129Bir kanunda bir temel hakkın sınırlanmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır. 1982 Anayasası'nın 13. maddesi uyarınca bu sınırlamanın anayasaya uygun sayılabilmesi için aşağıdakilerden hangisi gerekli değildir?
- A)Sınırlamanın kanunla yapılmış olması
- B)Anayasada yer alan genel sınırlama sebeplerinden birine dayanılmış olması
- C)Sınırlamanın hakkın özüne dokunmamış olması
- D)Sınırlamanın ölçülülük ilkesine uygun bulunması
- E)Sınırlamanın demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olmaması
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa m.13, temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceğini; bu sınırlamaların Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağını söyler. 2001 yılında yapılan değişiklikle maddedeki genel sınırlama sebepleri kaldırılmış, sınırlama yalnızca her hak için ilgili maddede gösterilen özel sebeplere bağlanmıştır; bu nedenle genel sınırlama sebebine dayanma artık bir koşul değildir ve B gerekli değildir. Kanunla sınırlama, hakkın özüne dokunmama, ölçülülük ve demokratik toplum düzeninin gerekleri maddenin metninde açıkça yer aldığından A, C, D ve E zorunlu koşullardır. Cevap B.
Zor · Test 9
Soru 62Aşağıdakilerden hangisi, Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını düzenleyen maddesinde aranan ölçütlerden biri değildir?
- A)Sınırlamanın hakkın özüne dokunmaması
- B)Sınırlamanın Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olması
- C)Sınırlamanın Cumhurbaşkanınca onaylanmış olması
- D)Sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmaması
- E)Sınırlamanın ölçülülük ilkesine uygun olması
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa'nın 13. maddesi sınırlamanın; hakkın özüne dokunmamasını, Anayasanın ilgili maddelerindeki sebeplere dayanmasını, kanunla yapılmasını, Anayasanın sözü ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olmasını arar. Sınırlamanın ayrıca bir makamca onaylanması gibi bir şart öngörülmemiştir.
Kolay · Test 5
Soru 69Bir bakanlık, çıkardığı yönetmelikle belirli bir mesleği icra edenlerin basın yoluyla açıklama yapmasını yasaklamıştır. Bu düzenleme, temel hakların sınırlanması bakımından öncelikle hangi ölçütü ihlal eder?
- A)Ölçülülük ilkesine uygunluk ölçütünü
- B)Anayasanın sözüne ve ruhuna uygunluk ölçütünü
- C)Sınırlamanın ancak kanunla yapılabilmesi ölçütünü
- D)Demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ölçütünü
- E)Laik Cumhuriyetin gereklerine uygunluk ölçütünü
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa'nın 13. maddesi sınırlamanın ancak kanunla yapılabileceğini öngördüğünden, yönetmelikle getirilen bir yasak daha içerik denetimine geçilmeden kanunilik şartını ihlal eder. Ölçülülük ve demokratik toplum düzeni ölçütleri, kanunla yapılmış bir sınırlamanın içeriğini denetlemeye yarar.
Orta · Test 5
16.Temel hakların kötüye kullanılamaması (madde 14)
Anayasadaki hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Bu yasak yalnız bireyleri değil devleti de bağlar: devlet de anayasadaki hak ve hürriyetleri yok etme amacıyla faaliyette bulunamaz.
Sınav ipucu: Madde 13 "sınırlama", madde 14 "kötüye kullanma yasağı", madde 15 "durdurma" düzenler; üçü birbirine karıştırılarak sorulur.
Soru 73Bir kişi, kurduğu örgütlenme yoluyla Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler yürütmektedir. Bu durum, Anayasa'nın hangi hükmüyle doğrudan ilgilidir?
- A)Temel hak ve hürriyetlerin niteliğine ilişkin hükümle
- B)Yabancıların durumuna ilişkin hükümle
- C)Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması hükmüyle
- D)Temel hakların durdurulmasına ilişkin hükümle
- E)Kanun önünde eşitliğe ilişkin hükümle
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Anayasa'nın 14. maddesi, Anayasadaki hak ve hürriyetlerin Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı veya demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağını düzenler. Durdurmaya ilişkin hüküm ise olağanüstü yönetim usullerine özgü olup burada uygulanmaz.
Orta · Test 5
Soru 80Bir kanunla, yabancıların Türkiye'de taşınmaz edinmesi karşılıklılık esasına ve belirli alan sınırlarına bağlanmıştır. Bu düzenlemenin anayasal dayanağı hangi hükümdür?
- A)Yabancıların haklarının kanunla sınırlanabilmesine ilişkin hüküm
- B)Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamamasına ilişkin hüküm
- C)Temel hak ve hürriyetlerin durdurulmasına ilişkin hüküm
- D)Temel hak ve hürriyetlerin niteliğine ilişkin hüküm
- E)Cumhuriyetin niteliklerine ilişkin hüküm
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa'nın 16. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceğini öngörür ve bu tür düzenlemelerin dayanağını oluşturur. Kötüye kullanma yasağı hakkın yıkıcı amaçla kullanılmasına, durdurma hükmü ise olağanüstü yönetim usullerine ilişkindir.
Orta · Test 6
Soru 81Anayasa'da temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmasına ilişkin hükme aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler nasıl belirlenir?
- A)Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir
- B)Kanunla düzenlenir
- C)Yönetmelikle düzenlenir
- D)Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla belirlenir
- E)İdarenin takdirine bırakılır
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa'nın 14. maddesinin son fıkrası, bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyidelerin kanunla düzenleneceğini belirtir. Temel haklara ilişkin bu tür yaptırımların idari düzenleyici işlemlere bırakılması kanunilik güvencesiyle bağdaşmaz.
Orta · Test 6
17.Temel hakların kullanılmasının durdurulması (madde 15)
Savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Ancak çekirdek haklara dokunulamaz: yaşama hakkı (savaş hukukuna uygun fiiller sonucu ölüm hariç), maddi ve manevi bütünlük, din, vicdan, düşünce ve kanaat açıklamaya zorlanamama, suç ve cezaların geriye yürümemesi, masumiyet karinesi.
Sınav ipucu: Çekirdek haklar ezber listesidir: soruda "olağanüstü hâlde bile dokunulamayan" dendiğinde bu listeden bir seçenek aranır.
Soru 84Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ile durdurulması arasındaki fark bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Sınırlama ve durdurma aynı anayasal rejime tabidir
- B)Durdurma olağan dönemlerde de aynı ölçütlerle uygulanabilir
- C)Sınırlama yalnızca yabancılar için, durdurma yalnızca vatandaşlar için geçerlidir
- D)Durdurma hâlinde hiçbir güvence korunmaz, sınırlamada tüm güvenceler korunur
- E)Sınırlama olağan dönemin, durdurma ise savaş, seferberlik ve olağanüstü hâlin rejimidir
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın 13. maddesi olağan dönemde sınırlamanın ölçütlerini, 15. maddesi ise savaş, seferberlik ve olağanüstü hâlde durdurmanın rejimini belirler; ikisi farklı rejimlerdir. Durdurma hâlinde de yaşama hakkı, kanaat açıklamaya zorlanmama, geçmişe yürümezlik ve masumiyet karinesi korunduğundan hiçbir güvencenin kalmadığını söyleyen seçenek yanlıştır.
Zor · Test 6
Soru 631982 Anayasası'na göre temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği hâller aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?
- A)Savaş, sıkıyönetim ve ekonomik kriz
- B)Olağanüstü hâl, genel grev ve doğal afet
- C)Seferberlik, salgın hastalık ve ekonomik bunalım
- D)Savaş, referandum dönemi ve seçim yasakları
- E)Savaş, seferberlik ve olağanüstü hâl
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın 15. maddesi savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceğini düzenler. 2017 değişikliğiyle sıkıyönetim anayasal düzenden çıkarıldığından sıkıyönetimi sayan seçenek yürürlükteki metni yansıtmaz.
Kolay · Test 5
Soru 71Trafik kurallarına aykırılık nedeniyle kişinin sürücü belgesinin ömür boyu geri alınmasını öngören bir düzenleme, ulaşılmak istenen amaçla karşılaştırıldığında aşırı bulunmuştur. Bu değerlendirme hangi ilkeye dayanmaktadır?
- A)Ölçülülük ilkesine
- B)Kanunilik ilkesine
- C)Eşitlik ilkesine
- D)Masumiyet karinesine
- E)Kanuni hâkim güvencesine
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Ölçülülük; sınırlamanın amaca elverişli, gerekli ve orantılı olmasını arar, amaçla açıkça orantısız ağırlıktaki tedbirler bu ilkeyi ihlal eder. Masumiyet karinesi suçluluğun ispatına, kanuni hâkim güvencesi ise yargılamayı yapacak mahkemenin belirlenmesine ilişkin olduğundan olayla ilgisizdir.
Orta · Test 5
18.1961 Anayasası ile 1982 Anayasası farkı
1982 Anayasası, 1961'e göre yürütmeyi (özellikle Cumhurbaşkanı'nı) güçlendirmiş, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını ayrıntılı düzenlemiş, siyasi partilere ve derneklere daha katı kurallar getirmiş, iki meclisli yapıyı (Millet Meclisi + Cumhuriyet Senatosu) kaldırıp tek meclise dönmüştür. 1961 ise özgürlükçü, çoğulcu ve yasamayı öne çıkaran bir anayasa olarak anılır.
Sınav ipucu: "Çift meclis" yalnız 1961 Anayasası döneminde vardır (Cumhuriyet Senatosu). 1982 tek meclislidir.
Soru 18Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin niteliği olarak "insan haklarına saygılı" ifadesi kullanılmıştır. Bu ifadeyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- A)İnsan haklarının yalnızca vatandaşlar için tanındığını gösterir
- B)1961 Anayasası'ndaki "insan haklarına dayanan" ifadesinin yerini almıştır
- C)Temel hakların kanunla düzenlenmesini yasaklamaktadır
- D)Uluslararası sözleşmelerin iç hukukta uygulanmasını engeller
- E)Yalnızca sosyal ve ekonomik hakları kapsadığını belirtir
Çözümü göster
Doğru cevap: B. 1961 Anayasası "insan haklarına dayanan devlet" derken 1982 Anayasası "insan haklarına saygılı devlet" ifadesini benimsemiştir. Bu nitelik hakların kanunla düzenlenmesini yasaklamaz; aksine Anayasa, hakların ancak kanunla sınırlanabileceğini öngörür, dolayısıyla ilgili seçenek yanlıştır.
Orta · Test 2
Soru 11982 Anayasası, Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlandıktan sonra halkoylamasına sunularak kabul edilmiştir. Bu halkoylamasının yapıldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?
- A)20 Nisan 1924
- B)7 Kasım 1982
- C)9 Temmuz 1961
- D)12 Eylül 1980
- E)23 Nisan 1983
Çözümü göster
Doğru cevap: B. 1982 Anayasası 7 Kasım 1982 günü yapılan halkoylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 9 Temmuz 1961 tarihi 1961 Anayasası'nın halkoylamasına, 20 Nisan 1924 ise 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun kabulüne aittir; 12 Eylül 1980 ise Anayasa'nın kabul tarihi değildir.
Kolay · Test 1
19.Anayasa değişikliği usulü (madde 175)
Değişiklik teklifi TBMM üye tamsayısının en az üçte biri (200 milletvekili) tarafından yazıyla verilir; teklif Genel Kurul'da iki kez görüşülür ve gizli oyla üye tamsayısının en az beşte üçü (360) ile kabul edilir. Beşte üç ile üçte iki (400) arasında kabul edilen değişikliği Cumhurbaşkanı halkoyuna sunmak zorundadır; üçte iki ve üzeriyle kabul edileni halkoyuna sunabilir ya da onaylayabilir. Halkoylamasında geçerli oyların yarıdan fazlası gerekir.
Sınav ipucu: Cumhurbaşkanı anayasa değişikliğini bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderebilir; Meclis aynen kabul ederse (üçte iki ile) Cumhurbaşkanı halkoyuna sunabilir.
Soru 1331982 Anayasası'nın 175. maddesindeki anayasa değişikliği usulüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Değişiklik teklifi, Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu tarafından yazıyla verilir.
- B)Teklifin kabulü, üye tam sayısının en az beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
- C)Anayasa değişikliği teklifleri, Genel Kurulda yalnızca bir defa görüşülüp oylanır.
- D)Halkoylamasına sunulmayan bir anayasa değişikliği hiçbir hâlde yürürlüğe girmez.
- E)Halkoylamasında kabul için geçerli oyların üçte iki çoğunluğu aranmaktadır.
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa m.175, anayasa değişikliğinin Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebileceğini, tekliflerin Genel Kurulda iki defa görüşüleceğini ve kabulün üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkün olduğunu düzenler. Teklif için salt çoğunluk arayan A ile tek görüşme diyen C bu nedenle yanlıştır. Aynı madde uyarınca üye tam sayısının üçte iki veya daha fazlasıyla kabul edilen değişikliklerin halkoylamasına sunulması Cumhurbaşkanının takdirine bırakıldığı için, halkoylaması olmadan yürürlüğe girmenin mümkün olmadığını söyleyen D yanlıştır. Halkoylamasında kabul için geçerli oyların yarısından çoğu yeterli olduğundan E de yanlıştır. Cevap B.
Zor · Test 9
Soru 26Bir Anayasa değişikliği teklifiyle, Türkçenin yanı sıra başka bir dilin de resmî dil olarak kabul edilmesi öngörülmektedir. Bu teklifin anayasal durumu bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Teklif, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üçte iki çoğunlukla kabul edilirse geçerli olur
- B)Resmî dil kuralı değişmez hükümler arasında olduğundan teklif mümkün değildir
- C)Teklif, ancak Anayasa değişikliği yerine kanunla yapılırsa geçerlidir
- D)Teklif, halkoylamasında kabul edilirse hukuka uygun hâle gelir
- E)Teklif, Anayasa Mahkemesinin ön onayı alınırsa görüşülebilir
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Resmî dilin Türkçe olduğu kuralı Anayasa'nın 3. maddesinde yer alır; 4. madde ise 1., 2. ve 3. maddelerdeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini öngörür. Bu mutlak yasak, teklifin usulüne ilişkin hiçbir çözümle aşılamaz: üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla kabul edilmesi (A) ya da halkoylamasında onaylanması (D) sonucu değiştirmez, çünkü yasak teklif aşamasında doğar. Aynı düzenlemenin kanunla yapılması (C) da mümkün değildir; 11. madde uyarınca kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz. Anayasa Mahkemesinin ön onayı ise Anayasa'da yer almayan bir usuldür.
Zor · Test 2
Soru 29Anayasa'nın ilk dört maddesinin bir arada değerlendirilmesinden, 1982 Anayasası'nın devlet düzenine ilişkin temel tercihleri bakımından aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A)Devletin şeklinin cumhuriyet olarak belirlendiği
- B)Devletin niteliklerinin anayasal güvenceye bağlandığı
- C)Devletin yönetim biçiminin federal esasa göre düzenlendiği
- D)Ülke ve millet bütünlüğünün esas alındığı
- E)Belirli hükümlerin anayasa değişikliğine kapalı tutulduğu
Çözümü göster
Doğru cevap: C. İlk dört madde; cumhuriyet şeklini, Cumhuriyetin niteliklerini, bütünlük ve devletin sembollerini belirler ve bunları değişmez kılar. Bu düzenlemeler tek egemenliğe dayanan tekil bir yapıyı gösterdiğinden federal esasa ilişkin bir tercih çıkarılamaz.
Zor · Test 2
20.2017 Anayasa değişikliği (Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi)
16 Nisan 2017 halkoylamasıyla kabul edilen değişiklik yürütmeyi tek başlı yaptı: Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu kaldırıldı, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı'na verildi, Cumhurbaşkanı'nın partisiyle ilişiği kesilmesi kuralı kalktı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi getirildi. Milletvekili sayısı 550'den 600'e çıktı, seçilme yaşı 18'e indi, TBMM ve Cumhurbaşkanı seçimleri beş yılda bir aynı gün yapılacak şekilde düzenlendi; askerî yargı kaldırıldı, HSYK Hâkimler ve Savcılar Kurulu (13 üye) oldu, Anayasa Mahkemesi 15 üyeye indi.
Sınav ipucu: 2017 değişikliği 2018 seçimleriyle tam olarak yürürlüğe girdi; "Başbakan" geçen her seçenek 2018 sonrası için yanlıştır.
Soru 1251982 Anayasası'nın vergi ödevini düzenleyen 73. maddesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Vergi, resim ve harçlar Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle de konulabilir, değiştirilebilir ve kaldırılabilir.
- B)Vergi oranlarında değişiklik yetkisi, kanundaki sınırlar içinde Cumhurbaşkanına verilebilir.
- C)Muaflık ve istisnalarda değişiklik yapma yetkisi yalnızca Bakanlar Kuruluna verilebilir.
- D)Herkes, geliri ve serveti ne olursa olsun eşit miktarda vergi ödemekle yükümlü tutulur.
- E)Vergi ödevi, Anayasa'nın sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler bölümünde düzenlenmiştir.
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa m.73/4'e göre vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisna ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde, kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir. A yanlıştır; m.73/3 gereği bu yükümlülükler ancak kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır ve vergi ödevi Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemeyecek alandadır. C yanlıştır; Bakanlar Kurulu 2017 Anayasa değişikliğiyle kaldırılmıştır, bu yetki bugün Cumhurbaşkanına verilebilmektedir. D yanlıştır; m.73/1 herkesin malî gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğunu söyler, eşit miktar değil malî güç ölçüt alınır. E de yanlıştır; vergi ödevi siyasi haklar ve ödevler bölümünde yer alır. Cevap B.
Zor · Test 9
Soru 321982 Anayasası'na göre yürütme yetkisi ve görevi kim tarafından kullanılır ve yerine getirilir?
- A)Bakanlar Kurulu
- B)Başbakan ve bakanlar
- C)Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
- D)Cumhurbaşkanı ile Bakanlar Kurulu birlikte
- E)Cumhurbaşkanı
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Anayasa'nın 8. maddesine göre yürütme yetkisi ve görevi, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır ve yerine getirilir. 2017 Anayasa değişikliğiyle Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık kaldırıldığından bunlara yer veren seçenekler yürürlükteki düzeni yansıtmaz.
Kolay · Test 3
Soru 561982 Anayasası'nın yargı yetkisini düzenleyen maddesine 2017 Anayasa değişikliğiyle eklenen ibare aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Bağımsız
- B)Türk Milleti adına
- C)Kanuni hâkim
- D)Tarafsız
- E)Yüksek mahkemeler
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Anayasa'nın 9. maddesi 2017 değişikliğiyle "bağımsız ve tarafsız mahkemeler" biçimini almış; "tarafsız" ibaresi bu değişiklikle eklenmiştir. "Bağımsız" ve "Türk Milleti adına" ifadeleri maddede zaten yer aldığından bu seçenekler yanlıştır.
Zor · Test 4
21.2010 Anayasa değişikliği
12 Eylül 2010 halkoylamasıyla kabul edilen değişiklikle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu açıldı, Anayasa Mahkemesi'nin üye sayısı 17'ye çıkarıldı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu genişletildi, Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) anayasaya girdi, memurlara toplu sözleşme hakkı tanındı, kişisel verilerin korunması hakkı eklendi ve 12 Eylül 1980 yönetiminin yargı bağışıklığını sağlayan geçici 15. madde kaldırıldı.
Sınav ipucu: Bireysel başvuru 2010'da anayasaya girdi, 23 Eylül 2012'den itibaren uygulanmaya başladı.
Soru 152Bir kişi, bir kamu kurumunun işlemiyle Anayasada güvence altına alınan temel bir hakkının ihlal edildiğini düşünmektedir. İdari yargıda açtığı dava reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. 1982 Anayasası'nın 148. maddesi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Kişi, olağan kanun yollarını tüketmeksizin de doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurabilirdi.
- B)Olağan kanun yolları tüketildiği için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir.
- C)Bireysel başvuru yolu yalnızca kanunların iptalini sağlamak amacıyla öngörülmüş bir yoldur.
- D)Bireysel başvuruda bulunma yetkisi münhasıran Cumhuriyet başsavcılığına tanınmıştır.
- E)Anayasa Mahkemesi yalnızca norm denetimi yapar, bireysel başvuruyu inceleme yetkisi yoktur.
Çözümü göster
Doğru cevap: B. Anayasa m.148/3, herkesin Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabileceğini, bunun için olağan kanun yollarının tüketilmiş olmasının şart olduğunu düzenler; olayda karar kesinleştiği için bu şart gerçekleşmiştir. Tüketme şartını aramayan A bu yüzden yanlıştır. Bireysel başvuru bireyin hak ihlali iddiasını incelemeye yönelik olup kanunların iptaliyle sonuçlanmadığından C yanlıştır. Başvuru hakkı "herkese" tanındığından D, aynı madde Anayasa Mahkemesinin görevleri arasında bireysel başvuruları karara bağlamayı da saydığından E de kabul edilemez. Cevap B.
Zor · Test 11
22.2007 Anayasa değişikliği
21 Ekim 2007 halkoylamasıyla Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından beş yıl için ve en fazla iki kez seçilmesi kabul edildi; TBMM seçimlerinin dört yılda bir yapılması ve TBMM toplantı yeter sayısının üye tamsayısının üçte biri (184) olması hükme bağlandı. Cumhurbaşkanı halk tarafından ilk kez 2014'te seçildi.
Sınav ipucu: Cumhurbaşkanı'nın görev süresi 2007 öncesi 7 yıl (tek dönem), sonrası 5+5 yıldır. Seçim dönemi 2017'de tekrar beş yıla çıkarıldı.
Soru 271982 Anayasası'nın hazırlanış süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyinden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmıştır
- B)Doğrudan halk tarafından seçilen bir kurucu meclis tarafından hazırlanmıştır
- C)Yürürlükteki Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmıştır
- D)Bir uzmanlar komisyonunca hazırlanıp halkoylamasına sunulmadan yürürlüğe girmiştir
- E)Anayasa Mahkemesi tarafından hazırlanıp Meclisçe onaylanmıştır
Çözümü göster
Doğru cevap: A. 1982 Anayasası, üyeleri seçimle belirlenmeyen Danışma Meclisi ile Millî Güvenlik Konseyinin oluşturduğu Kurucu Meclis eliyle hazırlanmış ve ardından halkoylamasına sunulmuştur. Bu nedenle hem doğrudan halkın seçtiği bir kurucu meclisten söz eden hem de halkoylaması yapılmadığını söyleyen seçenekler yanlıştır.
Zor · Test 2
23.2001 Anayasa değişikliği
Avrupa Birliği uyum sürecinde yapılan 2001 değişikliği 34 maddeyi kapsadı: temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması (madde 13) ölçülülük ve öze dokunma yasağıyla yeniden yazıldı, düşünceyi açıklama ve basın hürriyeti genişletildi, ölüm cezası savaş ve terör suçlarıyla sınırlandı (2004'te tamamen kaldırıldı), Millî Güvenlik Kurulu'nda sivil üye sayısı artırılarak kurulun kararlarının tavsiye niteliği vurgulandı.
Sınav ipucu: "Ölüm cezasının her koşulda kaldırılması" 2004 değişikliğidir; 2001'de yalnız daraltılmıştır.
Soru 114Aşağıdakilerden hangisi, Anayasa'nın suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen maddesinde yer alan güvencelerden biri değildir?
- A)İdarenin kişi hürriyetini kısıtlayan müeyyide uygulayabilmesi
- B)Ceza sorumluluğunun şahsi olması
- C)Kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilememesi
- D)Hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaması
- E)Ölüm cezası ve genel müsadere cezasının verilememesi
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa, cezanın şahsiliğini, hukuka aykırı delillerin kullanılamamasını, kendini suçlamaya zorlanmama güvencesini ve ölüm cezası ile genel müsadere yasağını açıkça düzenler. Aynı madde idarenin kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamayacağını belirttiğinden, bunun mümkün olduğunu söyleyen ifade maddedeki güvenceye aykırıdır.
Zor · Test 8
Soru 121Bir vatandaşa tebliğ edilen idari işlemde, bu işleme karşı hangi mercie ve hangi süre içinde başvurulabileceği gösterilmemiştir. 1982 Anayasası'nın hak arama hürriyetini tamamlayan 40. maddesi karşısında bu durumla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Devlet, işlemlerinde ilgililerin hangi mercie ne kadar sürede başvuracağını belirtir.
- B)Bu yükümlülük yalnızca mahkeme kararlarının tebliği bakımından öngörülmüş bir kuraldır.
- C)Başvuru yolunun gösterilip gösterilmemesi tümüyle idarenin takdirinde olan bir husustur.
- D)Bu zorunluluk yalnızca ceza soruşturmalarında yapılan tebligatlar için geçerlidir.
- E)Anayasa yalnızca sürenin gösterilmesini arar, başvurulacak merciin belirtilmesini aramaz.
Çözümü göster
Doğru cevap: A. 1982 Anayasası m.40/2'ye göre Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır; bu hüküm hak arama hürriyetinin (m.36) etkili biçimde kullanılmasını sağlamak için 2001 yılında eklenmiştir. Hüküm 'Devlet, işlemlerinde' diyerek bütün kamu işlemlerini kapsadığından, yükümlülüğü mahkeme kararlarıyla sınırlayan B ve ceza soruşturmalarıyla sınırlayan D yanlıştır. C yanlıştır; anayasal bir zorunluluk söz konusu olduğundan idarenin takdirinden söz edilemez. E de yanlıştır; madde hem merciin hem sürenin gösterilmesini birlikte arar. Cevap A.
Kolay · Test 9
Soru 53Anayasa'nın 5. maddesindeki görevlerle sosyal devlet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, Devletin sosyal ve ekonomik ödevlerinin sınırı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Bu ödevler, mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirilir
- B)Bu ödevlerin yerine getirilmesi tümüyle Devletin takdirine bırakılmıştır
- C)Bu ödevler yalnızca olağanüstü hâllerde yerine getirilir
- D)Bu ödevler mali kaynaklardan bağımsız olarak mutlak biçimde yerine getirilir
- E)Bu ödevlerin kapsamı yalnızca yargı kararlarıyla belirlenir
Çözümü göster
Doğru cevap: A. Anayasa'nın 65. maddesine göre Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir. Bu, ödevleri tümüyle takdire bırakmak anlamına gelmediği gibi mali kaynaktan bağımsız mutlak bir yükümlülük de öngörmez. (Maddenin ilk hâlindeki "ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek" ibaresi, 2001 yılında 4709 sayılı Kanun'la "bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek" olarak değiştirilmiştir.)
Orta · Test 4
24.Anayasanın bölümleri ve madde sayısı
1982 Anayasası başlangıç kısmı, yedi kısım (Genel Esaslar; Temel Haklar ve Ödevler; Cumhuriyetin Temel Organları; Mali ve Ekonomik Hükümler; Çeşitli Hükümler; Geçici Hükümler; Son Hükümler) ve 177 maddeden oluşur. Temel Haklar ve Ödevler kısmı kişi hakları, sosyal ve ekonomik haklar ile siyasi haklar olmak üzere üç bölümdür; bu üçlü ayrım Jellinek'in negatif, pozitif ve aktif statü hakları sınıflandırmasına dayanır.
Sınav ipucu: Kişi hakları = negatif statü (devletin karışmaması), sosyal-ekonomik haklar = pozitif statü (devletten hizmet isteme), siyasi haklar = aktif statü (yönetime katılma).
Soru 75Bir vatandaş, emekli aylığının bağlanması için sosyal güvenlik kurumuna başvurmaktadır. Bu talep, temel hakların statü sınıflandırmasında hangi gruba girer?
- A)Devletin karışmamasını gerektiren negatif statü hakları
- B)Yönetime katılmayı sağlayan aktif statü hakları
- C)Devletten olumlu bir edim istemeyi gerektiren pozitif statü hakları
- D)Yalnızca yabancılara tanınan haklar
- E)Olağanüstü hâlde askıya alınamayan çekirdek haklar
Çözümü göster
Doğru cevap: C. Sosyal güvenlik hakkı, devletin edimde bulunmasını gerektiren pozitif statü (isteme) haklarındandır. Negatif statü hakları devletin müdahale etmemesini, aktif statü hakları ise yönetime katılmayı sağlar; olayda kurumdan bir edim talep edilmektedir.
Orta · Test 5
Soru 76Bir kişinin konutuna, hâkim kararı olmaksızın ve kanunda öngörülen istisnai hâller bulunmaksızın girilmesi durumunda ihlal edilen hak, statü bakımından hangi grupta yer alır?
- A)Pozitif statü (isteme) hakları
- B)Aktif statü (katılma) hakları
- C)Yalnızca kanunla tanınan haklar
- D)Devletin takdirine bağlı haklar
- E)Negatif statü (koruyucu) hakları
Çözümü göster
Doğru cevap: E. Konut dokunulmazlığı, devletin kişinin özel alanına karışmamasını gerektiren negatif statü hakkıdır. Pozitif statü hakları devletten edim istemeyi, aktif statü hakları ise yönetime katılmayı içerdiğinden olaydaki ihlalin niteliğini karşılamaz.
Orta · Test 6
Soru 82Bir kişinin siyasi partiye üye olarak seçim çalışmasına katılması, temel hakların statü sınıflandırmasında hangi grupta değerlendirilir?
- A)Negatif statü (koruyucu) hakları
- B)Pozitif statü (isteme) hakları
- C)Yalnızca yabancılara tanınan haklar
- D)Aktif statü (katılma) hakları
- E)Olağanüstü hâlde durdurulamayan çekirdek haklar
Çözümü göster
Doğru cevap: D. Siyasi partiye üyelik ve seçim faaliyetine katılma, kişinin devlet yönetimine katılmasını sağlayan aktif statü haklarındandır. Negatif statü hakları devletin karışmamasını, pozitif statü hakları ise devletten edim istemeyi gerektirdiğinden bu faaliyeti karşılamaz.
Orta · Test 6
Karıştırılan noktalar yan yana
| 1961 Anayasası | 1982 Anayasası |
|---|---|
| Çift meclis: Millet Meclisi + Cumhuriyet Senatosu | Tek meclis: TBMM |
| Yasama ve yargı öne çıkar; yürütme zayıf | Yürütme (Cumhurbaşkanı) güçlendirilmiş |
| Özgürlükçü, çoğulcu; sınırlama genel ve kısa | Sınırlama ayrıntılı ve her hak için ayrı sebeplerle |
| "İnsan haklarına dayanan" devlet | "İnsan haklarına saygılı" devlet |
| Halkoylaması: 1961, %61,7 | Halkoylaması: 7 Kasım 1982, %91,4, katılım zorunlu |
| Kurucu Meclis: Millî Birlik Komitesi + Temsilciler Meclisi | Kurucu Meclis: Millî Güvenlik Konseyi + Danışma Meclisi |
Sık düşülen tuzaklar
- "1982 Anayasası halkoyuyla kabul edilen ilk anayasadır" yanlıştır; ilk 1961'dir. 1982 halkoylaması yalnız "katılımı zorunlu" olmasıyla ayrılır.
- "İnsan haklarına dayanan" 1961, "insan haklarına saygılı" 1982 ifadesidir; soru bu iki sözcükle oynar.
- Değiştirilemez maddeler 1, 2 ve 3'tür; madde 4 bunları koruyan hükümdür, kendisi listede değildir.
- Temel haklar yalnız kanunla sınırlanır; "Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle sınırlanabilir" seçeneği her zaman yanlıştır.
- Madde 13 sınırlama, madde 14 kötüye kullanma yasağı, madde 15 olağanüstü durumda durdurma; "çekirdek haklar" yalnız madde 15'e aittir.
- 2017 sonrası "Bakanlar Kurulu", "Başbakan", "askerî mahkeme" içeren seçenekler güncel düzen için yanlıştır.
- Anayasa değişikliğinde 360 ile 399 oy arasında halkoyu ZORUNLU, 400 ve üzerinde Cumhurbaşkanı'nın takdirindedir; iki eşik karıştırılır.